Bursa'nın kuruluş süreci tarihi panelle masaya yatırıldı
Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinesinde Tayyare Kültür Merkezi'nde hayata geçirilen etkinlik, kent sakinlerinden yoğun bir alaka gördü. ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ başlığıyla düzenlenen programa, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ile Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas da izleyiciler arasında iştirak etti.

Gerçekleştirilen bu anlamlı oturumda, kentin fethiyle başlayan tarihî süreç ekseninde Osmanlı’nın ilk başkenti olarak yapılanması ve devletin yükseliş evresindeki stratejik konumu detaylıca incelendi. Toplantıda ayrıca Bursa'nın köklü geçmişinin muhafaza edilmesi, ilk döneme ait kıymetinin yeni kuşaklara aktarılması ve kültürel mirasın doğru bir şekilde idrak edilmesi hususlarında önemli tespitlerde bulunuldu.
İmparatorluğun temelleri bu şehirde atıldı
Bursa'nın Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'daki son büyük kenti olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Tufan Gündüz, fethin taşıdığı tarihî ehemmiyete vurgu yaparak şunları kaydetti: “Bursa zapt edildikten çok kısa süre zarfında bir Türk ve Müslüman kentine dönüşüyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun çekirdeği Bursa'da filizleniyor. Konya Selçuklu için neyi ifade ediyorsa, Rey şehri Büyük Selçuklu için ne anlam taşıyorsa, Bursa da Osmanlı Devleti için aynı manaya gelmektedir. Burası devletin kurulduğu ve imparatorluk temellerinin yükseldiği topraklardır.”

Ertuğrul Gaziden beri süren bir idrak
Bursa'nın fethinin yalnızca cihan devletine giden yolda bir kırılma noktası olmadığını, aynı zamanda İslam inancı açısından da muazzam bir değer taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Haşim Şahin ise Fatih Sultan Mehmet'in 1461 senesinde Trabzon'u fethettikten sonra dile getirdiği, “Bizim derdimiz i’la-yı kelimetullahtır” ifadesini hatırlattı. Şahin, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “İ’la-yı kelimetullah, yani ilahi kelimetullahı yayma şuurudur. Bu dava, Osmanlı Devleti'nin kuruluş günlerinden itibaren Ertuğrul Gazi ile başlayıp Osmangazi, Orhangazi ve I. Murad ile devam eden kesintisiz bir süreçtir.”

Salonunu dolduran dinleyiciler, akademisyenlerin kentin kuruluş yıllarına dair paylaştığı kıymetli bilgiler vasıtasıyla şehrin geçmişine yönelik farklı pencerelerden bakma şansı elde etti. Programın sonunda ise Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin'e, organizasyona sağladıkları katkılardan ötürü günün anısına birer plaket takdim edildi.