• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 21 °C
  • Bursa 18 °C
  • Antalya 18 °C
  • Konya 16 °C

Yeni yıla girerken..

Ecz. Hülya Özsümen TUĞYAN

Yeni yıla girerken yeterince konuşamadıklarımız ve yapılması gerekenler;

2015 yılını geride bırakırken, en çok konuştuğumuz konular,  terör, erken seçimler,  hükümetin kurulması, Türkiye’nin hava sahasını 17 saniye ihlal eden Rus uçağının vurulması sonucu eski KGB Başkanı ve bugünkü Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye’ye ambargo uygulaması. Ankara tren garındaki canlı bomba eylemi, Paris katliamı, Suriyeli mültecilerin dramı ve hayatını Avrupa hayaliyle yitiren Suriyeliler, Aylan bebekler, Antalya film festivali, G20 ile Türkiye’nin dünya liderlerine ev sahipliği yapması. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir türlü layık görülemeyen Ak saray, hiçbir günahı olmayan Türkmen kardeşlerimizin durduk yerde Başbudak ‘ta üzerlerine Ruslar tarafından yağdırılan bombalar ve haritadan silinen köyler, sınırımıza dayanan bizden medet bekleyen hergün sayıları biraz daha artan mülteciler. Bodrum’da kolay para kazanma hırsıyla şişirme botlara kapasitesinin 2 katı bindirilen, hayatında hiç bot görmeyen mülteci gençlere idaresi verilen, bile bile ölüme yollanan Suriyeliler. Türkiye partisi olmaktan vazgeçen HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, dünya lideri seçilen 100m2 evde oturup market alışverişini kendi yapmasıyla gündem yapan Alman Başbakanı Merkel, Nobel ödüllü Profösör Aziz Sancar ve Anıtkabire hediye edeceği ödülü. Diyarbakır’ın Sur ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağı, kazılan hendekler, Rusya tarafından yapıldığı düşünülen siber saldırılar, geride bıraktığımız 2015 yılında en çok konuşulanlar.

Bir de en çok konuşulması gereken ama fırsat bulup yeterince konuşamadığımız, bizzat hepimizi bire bir ilgilendiren sağlığımız ve gün geçtikçe de sağlıksız bir toplum oluşumuz, bir sağlık sunucusu olmam dolayısıyla benim için birinci faktör.

En başta hareketsiz yaşam, stres sinir ve obezite. Sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme, 2016 yılında önlere almamız gereken konuların başında gelmesi lazım gerekiyor diye düşünüyorum.

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan 16 Şubat 2006 tarihli  ‘Kronik Hastalıklar Raporu’na göre Türkiye’de yaklaşık 22 milyon kişi kronik hastalıkların etkisi altında yaşıyor ve kronik hastalıkların sayısında artış gözlemleniyor. Raporda kronik hastalıklar grubunda yer alan kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kronik ostrüktif akciğer hastalığının (KOAH), önemli risk faktörlerinin, sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, stres, hareketsiz yaşam tarzı olduğu vurgulanıyor. Erken ölümlere yol açan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmanın alınacak koruyucu önlemlerle mümkün olacağına dikkat çekiliyor. Bu verilerin 2006 yılı rakamları olduğuna dikkatinizi çekerim. 2015’i geride bıraktığımız bugünlerde sayının nerelere ulaştığını düşünelim.

Türkiye’de her 100 kişiden 14’ünün şeker hastası olduğunu açıklayan otoriteler, şeker hastalığının obezite ile birlikte arttığını, tüm dünyada en fazla görülen kronik hastalığın şeker hastalığı olduğunu, birçok şeker hastasının da şeker hastası olduğunu bilmeden yaşamını devam ettirdiğini bildiriyor. Otoriteler ayrıca her 20 saniyede bir şeker hastasının ayağını kaybettiğini, günlük tüketilmesi gereken şeker miktarının 50 gram olması gerekirken 24 grama çıktığını da açıklıyor.

Türkiye’de 8 milyon böbrek hastası ve diyabetin en önemli böbrek hastalıklarını tetikleyen faktörlerden olduğu, 28 bin kişinin organ beklediğini, organlarını bağışlayanların sayının 69 bin olduğunu ve İzmir’in organ bağışında başı çektiği belirtiliyor.

Neler yapabiliriz?  Her şeyden önce hayatımızda bazı yeniliklere yol açmamız gerekiyor. Sağlık danışmanlarımız, yaşam koçlarımız olması, uzmanlara göre, günde 10 bin adım projesini hayatımıza geçirmemiz gerekiyor. Günlük kalori listeleri çıkartıp yememiz gereken yiyeceklerle yemememiz gerekenleri tespit etmemiz ve en önemlisi gelen misafiri görgüsüzce yiyeceğe boğmamamız gerekiyor. Unutmayalım ki can boğazdan geldiği gibi boğazdan da çıkar. Antioksidanları,  yani toksin temizleyicileri kullanmamız, her şeyin organiğini araştırıp bulmamız gerekirken, tarım ve sağlık bakanlığının da üzerine düşen görevi yapıp, zararlı tarım ilaçları ve böcek öldürücüleri yasaklayıp, insan sağlığının devlet politikası olmasına çalışılması gerekiyor.

Yeni bir yıla girerken herkese sağlıklı, hayırlı yıllar diliyor, Allah’a emanet olun diyorum.

Bu yazı toplam 1124 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 55 53 Faks : +90 332 233 55 53