Emrullah BİLGİN - Değişim

Emrullah BİLGİN - Değişim

Değişim tarihinin geleceği

İnsanoğlu makineleşme, teknoloji ve yazılım imkânları ile geliştikçe bir o kadarda yalnızlaşmaktadır.
İnsanın bu küresel dünya da toplumsallaşma ve paylaşma yaşamı yerine Kapitalist sistemin getirdiği ve emperyalist düzenin ön gördüğü, bireysellik gün geçtikçe etkisini daha fazla göstermektedir. Teknolojik rekabet; yenilikleri ve değişimleri yaratırken,  insanın düşünce tarzını ve bu da hayat tarzını değiştirmektedir.

gelecek_tarih.jpg

Geleneksel yapıdan, yenilikçi yapıya diğer bir deyişle sürekli değişen bir yapıya dönüştürmektedir. Adına rekabet dediğimiz nedenlerle, paylaşımcı toplum ağırlıklı yaşam, bireyselliğe/tekilliğe dönüşmekte ekonomik ve sosyal rekabetler ülkelerin, toplumların ayrışmasına neden olmakta, aile yapıları çözülmekte, değişmekte ve bu olumsuz değişmeler toplumsal ve aile içi çekişmeleri beraberinde getirmektedir. Bu çekişmeler ülkelerin, toplumların sonra da ailelerin bölünmesine, şiddetin artmasına neden olmaktadır.
Son yıllarda ülkemizde ve gelişmekte olan bazı ülkelerde, toplumsal hayata katkı seviyesi tartışma konusu olan eğitim de bir düzenin tutturulamaması sık, sık sistem ve bireysel proje değişiklikleri belli bir standardın yakalanamamasına, eğitim etkinliğinin azalmasına neden olduğunu savunan akademik ve sosyal çevreler azınlıkta değildir.
Sağlık sistemleri açısından; dünya da ve Türkiye'de evrensel boyutlarda ki sağlık sistemlerinin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Pandemi nedeniyle de ülkelerin Sağlık politikalarında sistem değişikliğine zorlandığı ve Türkiye’nin de bu değişiklikte gecikmemesi gerektiğine daha önceki bölümlerde yer verilmiştir. Eğitim, sağlık ve savunma gibi konular Ülkelerin yaşayan nüfuslarına verdiği temel hizmetlerden görülmekle birlikte bütçelerine büyük bir yük getirmektedir.
Bu ağır bütçeler iktidarların hareket kabiliyetlerini kısıtlamakta ve hizmet alanlarını daraltmaktadır. Özellikle ABD, Rusya ve AB ülkeleri gibi savunma sanayilerinden gelir elde edemeyen, sağlık turizminden faydalanamayan, eğitim materyalleri satışından gelir elde edemeyen ve hatta bu kalemlerden yeterince tasarrufa gidemeyen ülkeler bu giderleri nasıl azaltabileceklerinin yollarını arayacaklardır. Bu alanda değişime gidemeyen veya sağlıkta olduğu gibi bir çok alanda üretim ve hizmetlerin makineleşmesine ayak uyduramayan geride kalan ülkeler özelleşme yolunu seçeceklerdir.

degisim-001.jpg

Gelecek yıllarda ülkelerin/hükümetlerin bir çok görevini üstlenecek olan gözetim nesneleri kullanıyor olacaktır. Eğitim, sağlık gibi hizmetler makineler tarafından karşılanacak, hatta bankalar, gişe, banko hizmeti veren kuruluşlarda ve bu gibi yerlerde bile hizmetler yapay zeka tabanlı makineler tarafından verilecek, bu da şirketlere yeni pazarlar oluşturup ekonomik verimliliği arttıracaktır. Gözetmenler ticari düzenin gereksinimlerine karşılık vermek zorunda olacaklardır.
Bilim adamı Jacques ATTALİ bu sürecin iki aşamada gerçekleşeceğini belirtmektedir. Bu süreçleri hipergözetim ve otogözetim olarak adlandırmaktadır. Pazar kuralları demokrasi kurallarının önüne geçince; eğitim, sağlık, sigorta (güvence) ve hukuk alanlarında ki kamu hizmetleri özel şirketler tarafından rekabet konusu durumuna getirilecektir. Özel şirketlere doğru gerçekleşecek olan bu yöneliş, azalan kaynaklarda tasarruf yapılmasına yardımcı olacaktır. Daha sonra özel hizmetler, sosyal hakları ve idari hizmetleri yönetecek, örneğin resmi bir belge biraz daha fazla ödeme yaparak, daha kısa sürede alınabilecektir. Daha açık şekliyle kamu hizmetleri ücretli olacak, tüm kullanıcılar tüketici konumuna gelecek ya hizmeti satın alacaklar ya da bu hizmetleri alabilmek için sigorta şirketlerine prim şeklinde ödeme yapacaklar. Bazı alanlarda uygulanmaya başlandığı gibi bu sigorta şirketleri hastalığa, işsizliğe, vefatlara, hırsızlık ya da yangına vs. karşı kişilerin kendilerini korumaları için onlara prim ödetmenin dışında bir de kapsayacakları riskleri en aza çekmek için gerekli normlara uyup uymadıklarını da kontrol edeceklerdir.
Günümüzde uygulanmaya başlanan işsizlik sigortası, hastalık sigortası vb. Böylece, zamanla diğer şirketler de olası felaketleri en aza indirgemek için normlara uymak zorunda kalacaktır. Kısacası, şirketler güvencelerini ödedikleri çalışanlarına; sağlıkla, tasarrufla, varlıklarıyla vs. ilgili gerekli normlara uyup uymadıklarını kontrol edeceklerdir. Formda olmak sosyal açıdan gerekli bir davranış haline gelecektir.
Sigorta şirketlerinin verimli olabilmeleri için sigortaların en az üçte birinin normlara uyması gerekmektedir. Bu da herkesin gözetleneceğinin göstergesidir. Gözetim, geleceğin sihirli sözcüğü olacağı ve hipergözetim dönemi ile birlikte teknoloji sayesinde, ürünlerin, nesnelerin ve insanların tüm hareketlerinden haberdar olunabileceği bir döneme doğru gelinmektedir.
Bu sistem ileride askeri hareketlerde de kullanılabilecek duruma gelecektir. Yapay zeka ile birlikte bu gün bile uygulanmaya başlanan tüm kamusal alanlara yerleştirilen minyatür kameralar geliş, gidişleri kontrol edecektir. Biometrik teknikler (iris şekli, yüz ve el şekli, parmak izi vs.) yapay zeka ile birlikte yolcuların, çalışanların hatta tüketicilerin kontrolünü sağlayacak ihtiyaç ve beklentilerini tespit edebilecek seviye gelecektir.
Sayısız makineler; insan vücudunu, nesnelerin durumunu, sağlığını kontrol edebileceklerdir. İnsanların günlük hayatına dair kareler biriktirilip, uzman şirketlere, kamu ya da özel polis görevlilerine satılabilecektir. Böylece gizli hiçbir şey kalmayacak; bu gün uygulanan kişisel verilerin korunması uygulamalarının aksine herkes, herkes hakkında her şeyi bilir konumuna gelecektir. Böylece bilinmeyene karşı olan merakta zamanla azalacak ve ortadan kalkacaktır. 2050'lere doğru pazar uzaktan gözetimi düzenlemeye devam etmeyecek, seri üretilen sanayi ürünleri herkesin, her şirketin kendi normlarında otogözetim yapmasını sağlayacaktır (enerji, su, hammadde tüketiminin, malvarlığının otogözetimi). Bu makineler/cihazlar zaman kazanılması konusunda da insanlara çok yardımcı olacaklardır. Kıyafetlere konulan küçültülmüş otogözetim bilgisayarları; insanın kalp atışlarını, tansiyonunu kaydedip, kolesterolünü ölçeceklerdir. İnsanın çeşitli organlarına yerleştirilen mikroskobik algılayıcılar, organların düzenli çalışıp çalışmadığını kontrol edebileceklerdir. Benzer çalışmalar eğitim alanında da gerçekleşecektir. Gözetim, otonom hale gelecek ve adeta herkes kendi hapishanesinin gardiyanı olacaktır. Böylece otogözetimler, tespit edilen hataları gideren oto-onarımlar haline gelecektir.
Bu da ilk olarak insanoğlunun favorisi yaşlanma ile birlikte makyaj, güzellik, moda, diyet, jimnastik, estetik alanlarında görülecektir. İlk olarak organik malzemelerle insan vücudu onarmaya çalışılacak, ileride kana karışarak yaşlanmayı ve kanseri önleyebilecek mikro kapsüller insan hayatına girecektir. Bunların ötesinde, doğrudan beyine bağlanacak olan biyonik protezler sayesinde bilgiler, hafızalardaki resimler arasında seyahat etmek, bir şeyler öğrenmek, farklı düşüncelerle iletişim kurmak mümkün olacaktır. Böylece işte size yeni bir dünya ve yeni bir sanal alem.
Devletlerin yok oluşu Söz konusu teknolojiler; devletlerin, kamu kuruluşlarının rolünü azaltacaktır, çok merkezli pazarda devletlerinin gücünün azalmasına neden olarak, şirketler uygulanan vergilerden kendileri için daha avantajlı olanını tercih ederek merkezlerini bu avantajlı vergilerin uygulandığı ülkelere taşıyacaktır. Bunun üzerine hükümetler sermaye üzerinde vergi indirimine gidecekler ancak bunun neticesi olarak kaynakları azalacaktır ve devletler eğitim, sağlık, güvence gibi hizmetlerini özelleştirerek söz konusu hizmetleri pazara bırakacaktır.
Böylece 2050 - 2060’lı yıllara gelindiğinde devletlerin yok oluşu başlayacaktır. Her ülkede siyasi partiler eğitim, sağlık ve güvence hizmetlerinin özelleştirilmelerini önlemenin yollarını arayacaktır. Bu kargaşaya sosyal demokrat devletler diğerlerine kıyasla daha fazla direnebilecekler, ancak sonucun değişmeyeceği kesindir. Bazı ülkelerde bu ulus kimliğinin yok oluşunu önlemek, göç dalgalarına karşı gelebilmek için ırkçı, laik, teorik diktatörler başa geçeceklerdir. Küreselleşme ile birlikte ülkelerin yok olduğu sırada sadece Afrika yeni yeni oluşumunu tamamlıyor olacaktır.
Amerika Birleşik Devletinde de teknolojinin devletin faaliyetlerine etkileri benzer şekillerde görülecektir (Örneğin; internetin Amerika Birleşik Devletine karşı rol oynaması ile vergiler yüzünden şirket merkezlerinin ülkenin dışına kaymasıyla vs.) ve Amerikan İmparatorluğu yavaş yavaş gücünü yitirmeye başlayacaktır. Zamanın ticarileştirilmesi ile Kapitalizm dünyayı koca bir pazara çevirecektir. Tüketmenin dışında geçen her an kaybedilen zaman olarak görülecektir. Hatta insanların evlerindeyken, öğrenirken, çalışırken tüketebilmeleri için şirket merkezlerini ve fabrikaları ortadan kaldırmaya bile yönelebilirler.
Ev ofisler, emeklilik anlayışını değiştirecek; ulaşım, ticaret yapılan yerlere dönüşecek vs. ve insan yalnız kalacaktır. Yalnızlığını gidermek için insanın tüketimi dolayısıyla da gözetimi artacaktır. Kimse bir diğerinin mutluluğunu düşünmez hale gelecek, kolektif yapılan her türlü iş imkansızlaşacak. Yalnızlık çocukluktan itibaren başlayacak ve insanlar bu eksikliği giderebilmek için evlerini, mallarını oyunlarını sırf kalabalıkta bulunmak için diğerleri ile paylaşır hale gelecektir. İnsan ömrü uzadıkça şirketler, çalışanlarından daha kısa ömürlü olacak, şirketlerin birçoğu kurucuları ile birlikte ortadan kalkacak, yok olacak veya el değiştirecektir.
Bir diğer şirket şekli ise Sirk-şirket denilen bir konunun ya da bir projenin üzerine kurulan şirketlerdir. Bu şirketlerin en önemli nitelikleri her dönemin konusunu veya projesini seçmek olacaktır ve yerleri, kullandıkları lisans vs. her daim değişebilir olacaktır. Şirket yöneticileri, çalışanlarının ve iş arkadaşlarının yaratıcılığını geliştirmek amaçlı her şeyi yapacaktır. Bu şirketler devletlerin yokluğunun yaşandığı alanlarda faaliyet göstermeye başlayacaklardır. Alt yapı, motor, makine, gıda, ev eşyaları, giyim, taşıma, turizm, eğlence, güzellik, enerji, güvence, sağlık, eğitim vs. gibi alanlar önde gelecektir. Tüketim amaçlı günümüz bankacılık sistemine kıyasla fakirlere yönelik mikro kredi sistemi ön plana çıkacaktır.
Finans ve ticarette rekabete dayalı arz artışları kar marjını oldukça düşürecek, gelirler azalacak, gezegenler ve uzay dahil olmak üzere yeni pazar alanları bulamayan şirketler ve iş çevreleri küçülecek ya da yok olacaklardır.
Nice sağlıklı günler dileğiyle,
Hoşçakalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
1 Yorum
Emrullah BİLGİN - Değişim Arşivi