Savaşın faturası

Erdal Küçükşehir

Gündem ve sorun açısından öyle bereketli topraklarda yaşıyoruz ki şaşmamak mümkün değil. Küresel sistemin alışılmışlarını yerle yeksan eden pandemi sonrası yine tüm planlar programlar iptal olmuş durumda.
Bu sefer çıtayı daha yukarı taşıyan Rusya, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan bağımsız bir devleti tarihe dayandırdığı gerekçelerle işgal etmeye kalktı. 21.yüzyılda olmaz dediğimiz bir olgu ile karşı karşıyayız. Coğrafyamızda bir savaş var ve savaşan tarafları ayırırsak bundan en çok etki görecek olan biziz. Savaşın yaratacağı yıkım ve insani dram sizlerin de şahitlik ettiği üzere tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşirken, bu durumun taraflara ve küresel sisteme yansıyacak ekonomik etkilerinden bahsetmeye çalışalım;

Tüm borsalar satış yerken Euro/Dolar paritesi değer kaybetti. Ham petrol ve değerli madenler artarken bizim de içinde bulunduğumuz bölge ülkelerinin risk primlerinde ciddi artışlar meydana geldi. Rusya’nın askeri harekâtı karşısında şok yaşayan Batı, birkaç gün sonra ciddi yaptırım kararları almaya başladı. Bir çok başlık altında açıklanan bu kararlar içerisinde en ciddi sonuçlar oluşturması muhtemel olanları Rusya Merkez Bankası’nın rezervlere erişiminin engellenmesi ve Rus bankalarının swift sisteminden çıkarılması oldu. Bütün Rus bankaları sistem dışına çıkartılamadı çünkü Avrupa’nın, Rus enerji kaynaklarına olan bağımlılığı geçmişte İran’a yapılanların yapılmasını engelledi. Sistem günde ortalama 40 milyon işleme aracılık ediyor ve Rusya kaynaklı işlemlerin oranı %1’in üzerinde. Bundan bize ne deme şansımız yok. Mesela Kapadokya’da bir otel işletmesi Rus misafirlerin kredi kartlarından tahsilat yapamıyor. İhracat yapmışsınız ödemeniz gelmiyor. İthalat yapacaksınız paranızı transfer edemiyor, başka yollar araştırmak zorunda kalıyorsunuz.
Öte taraftan Ukrayna ile turizmden ticarete ortak yatırımlardan bölgesel işbirliklerine kadar çok geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Bu çatışma ortamının içerisinde neyi nasıl öngörüp planlama yapabilirsiniz? Bu sürecin Türkiye'ye yansımasını birçok alanda yaşayacağız. Ham petrol başta olmak üzere doğalgaz fiyatlarında yaşanan artışlardan dolayı kurguladığımız cari fazla senaryomuz büyük ihtimalle havlu attı. Buğday fiyatları bu satırları yazarken 900 doların üzerinde seyrediyor ki en büyük buğday ithalatı yaptığımız ülke Rusya. Yaz ayları için büyük umut bağladığımız turizm sektörü şu anda rezervasyon iptalleri ve swift sisteminin kapanmasından dolayı endişe içerisinde. Rusya ve Ukrayna’dan gelen toplam turist sayısının 10 milyonun üzerinde olduğunu düşünürsek bu toplam turizm gelirimizin %20’sinin etkilenmesi söz konusu. Bizim dış politikamız şu an için taraf olmamak üzerine inşa edilmiştir ve doğru olanda budur. Çünkü Türkiye ekonomisi bu gerginliğe kötü bir zamanda yakalanmıştır. Zaten artma eğiliminde olan enflasyon bu emtia fiyatları ile daha da artacaktır. Merkez Bankası’nın yılsonu için öngördüğü hedef bir yana 2022 yılını % 35 enflasyonun altında kapatabilmek bile büyük başarıdır. Net rezervlerimizi artırmak için yaptığımız hamleler dolar endeksinde yaşanan artış sonrasında istenen sonucu yaratmayacak ve artan risk primleri borçlanma maliyetlerimize olumsuz yansıyacaktır. Dış ticarette büyük ortaklarımız olan iki ülke arasında yaşanan savaş bizim ihracat rakamlarımızı da olumsuz etkileyecektir. Ambargoların kapsamı ve çerçevesi daha fazla genişler, bir de yaşanan sıcak çatışmalar soğuk savaşa evrilirse Türkiye bir tarafta üyesi bulunduğu Nato, diğer tarafta büyük bir işbirliği içerisinde ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı Rusya’nın arasında tercihe zorlanabilir. Bu kesinlikle istemeyeceğimiz bir durum. Avrupa ve Rusya bizim için vazgeçme ihtimali olmayan ekonomik ortaklıklar olup aralarında tercih yapma lüksümüz olamaz.
Yapılan analizler ve şahsi düşüncelerime göre uzun sürecek bir çatışmanın içerisine çekilen Ukrayna ve Rusya inşallah bazı senaryoların aksine en kısa sürede bir barış masasında el sıkışırlar. Savaş ne kadar uzarsa bedelini ödeyen masum insanlarda o kadar çoğalacaktır. Bu kavgada kazanan sanılanın aksine Rusya yada Ukrayna değil, Pasifiğin iki yakası olacaktır.

İlk yorum yazan siz olun