Dubai’de Savaş Gölgesine Rağmen Konut Satışları Sürdü

Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran hattında artan jeopolitik gerilime rağmen Dubai gayrimenkul piyasasında satış temposu korunuyor.

Gerilimin yoğun şekilde hissedildiği son 3 haftada 9,4 milyar dolarlık gayrimenkul satışı yapılırken, Türk yatırımcılar da Dubai’de alımlarını sürdürdü. Angel Shine Property Kurucusu ve Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı Betül Işık, Dubai’nin güçlü altyapısı, hızlı kriz yönetimi ve uluslararası yatırımcı güveni sayesinde bölgesel risklere rağmen dayanıklılığını koruduğunu belirtti.

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, İran’ın misillemeleriyle bölgesel ölçekte daha da derinleşen gerilim, yatırım piyasalarında yakından takip edilirken, Dubai gayrimenkul sektöründe satışların durmadığı görüldü.

Birleşik Arap Emirlikleri Arazi ve Emlak Dairesi verileri ile sektörün haftalık piyasa özetlerine göre 28 Şubat-22 Mart 2026 dönemini kapsayan üç haftalık süreçte Dubai gayrimenkul piyasasında toplam işlem hacmi 34,5 milyar dirhemi aştı. ABD dolarına sabit kurla bağlı olan BAE dirheminde 1 doların 3,6725 dirheme eşit olması dikkate alındığında bu tutar yaklaşık 9,4 milyar dolara karşılık geliyor. Aynı dönemde 2-8 Mart haftasında 8,29 milyar dirhem (yaklaşık 2,26 milyar dolar), 9-15 Mart haftasında 15,66 milyar dirhem (yaklaşık 4,26 milyar dolar) ve 16-22 Mart haftasında 10,54 milyar dirhem (yaklaşık 2,87 milyar dolar) seviyesinde işlem hacmi oluştu. Söz konusu üç haftalık görünüm, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilime rağmen Dubai emlak piyasasında yatırım iştahının tamamen ortadan kalkmadığını, aksine piyasanın güçlü işlem kapasitesini koruduğunu ortaya koydu.

Gerilimin en yoğun hissedildiği günlerden biri olan 2 Mart tarihinde, Dubai’ye füze düştüğü yönündeki haberlerin gündeme gelmesine rağmen yaklaşık 670 milyon dolarlık gayrimenkul satışı gerçekleşti. Sektör temsilcileri, bu verilerin Dubai emlak piyasasının kriz dönemlerinde dahi yatırımcı talebini koruyabildiğini gösterdiğine işaret ediyor.

Türk yatırımcı ilgisi devam etti

Bölgedeki gelişmelere rağmen Türk yatırımcıların Dubai’ye ilgisinde belirgin bir zayıflama yaşanmadı. Sektörden edinilen bilgilere göre Türk vatandaşları söz konusu bir haftalık dönemde iki ayrı projeden, biri villa olmak üzere yaklaşık 10,5 milyon dolarlık gayrimenkul satın aldı. Bu alımların 7’sini lüks segmentte yer alan stüdyo daireler oluşturdu.

Türk yatırımcıların son yıllarda Dubai gayrimenkul piyasasındaki ağırlığının giderek arttığını belirten Betül Işık, 2025 yılında Türk vatandaşlarının Dubai’den konut satın alan yabancılar arasında ikinci sıraya yükselmesinin de bu eğilimi açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

“Panik satışları ya da iptal dalgası görmüyoruz”

Angel Shine Property Kurucusu ve Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı Betül Işık, jeopolitik gelişmelerin yatırımcı psikolojisi üzerinde kısa vadeli etkiler oluşturabileceğini ancak bunun piyasada sert bir kırılmaya dönüşmediğini belirterek, “Bölgede yaşanan gelişmeler doğal olarak yatırımcıların karar süreçlerinde daha temkinli hareket etmesine neden oluyor. Ancak sahada gördüğümüz tablo, panik satışları ya da yaygın iptal talepleri yönünde değil. Türk yatırımcılar başta olmak üzere birçok alıcı, süreci yakından izliyor fakat yatırımlarını tamamen askıya almıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut projelerde inşaat faaliyetlerinin sürdüğünü, satış süreçlerinde belirgin bir duraksama yaşanmadığını ve yatırımcıların daha çok seçici davranarak hareket ettiğini vurgulayan Işık, Dubai piyasasının kriz anlarında refleks gösterme kapasitesinin yüksek olduğunu söyledi.

“Dubai yatırımcı güvenini koruyan bir merkez”

Betül Işık, Dubai’nin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte güçlü bir yatırım merkezi haline geldiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Dubai, kriz dönemlerinde dahi işleyen sistemi, güçlü altyapısı ve yatırımcı dostu yapısıyla öne çıkıyor. Günlük hayatın büyük ölçüde normal akışını koruması, projelerin planlandığı şekilde ilerlemesi ve resmi kurumların hızlı aksiyon alabilmesi yatırımcı açısından güven veriyor. Bu nedenle kısa vadeli jeopolitik dalgalanmalar, alım iştahını tamamen ortadan kaldırmıyor.”

Dubai’nin uluslararası yatırımcılar açısından cazibesini korumaya devam ettiğini belirten Işık, vergi avantajları, döviz bazlı kira geliri, yüksek talep ve güçlü likiditenin bu dayanıklılığı destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.

“Birçok yatırımcı için Dubai artık yalnızca bölgesel bir pazar değil, küresel ölçekte güvenli ve erişilebilir bir yatırım merkezi. Bu nedenle belirsizlik dönemlerinde dahi talep tamamen kaybolmuyor. Hatta bazı yatırımcılar bu tür süreçleri, doğru proje ve doğru fiyatla pozisyon almak adına fırsat olarak değerlendirebiliyor.”

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlk yorum yazan siz olun

Haberleri