Adres Kariyerde Fark Yaratıyor: Beyaz Yakalıların Yol Haritasını Yaşadıkları Şehir Belirliyor

Kariyer kararları artık sadece şirket tercihiyle sınırlı değil. OECD ve TÜİK’in son verileri, aynı yetkinliğe sahip çalışanların yaşadıkları şehre göre farklı kariyer fırsatlarıyla karşılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle gençler fırsatlar için şehir değiştirirken, uzmanlar şirketlere, "yetenekleri adresine göre değerlendirmeyin" uyarısında bulunuyor.

Geleneksel kariyer anlayışında şirket seçimi en önemli unsur olarak öne çıkarken, günümüzde yaşanılan şehir profesyonel hayatın geleceğini belirleyen ana faktörlerden biri haline geldi. Erişilebilir roller, profesyonel ağlar (networking), kişisel gelişim fırsatları ve ücret beklentileri, çalışanın bulunduğu coğrafyaya göre şekilleniyor.

Şehir Tercihi Kariyerin Yönünü Doğrudan Etkiliyor

OECD’nin yayınladığı 2026 İstihdam Görünümü raporu, bölgesal fırsat eşitsizliğini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Rapor verilerine göre, OECD ülkelerinin yarısından fazlasında istihdam oranı bölgeler arasında %50 ile %70 bandında değişkenlik gösteriyor. Bu tablo, aynı eğitim ve becerilere sahip profesyonellerin sadece bulundukları bölge ve şehir tercihi nedeniyle farklı kariyer imkanlarına erişebildiğini kanıtlıyor.

Eşitsizliğin Nedeni Sadece Nitelik Değil

Araştırmalar, bölgesel kariyer farklarının en fazla yarısının eğitim, deneyim ve yaş gibi çalışana bağlı niteliklerle açıklanabildiğini gösteriyor. Geriye kalan büyük fark ise tamamen şehirlerin sunduğu sektör çeşitliliği, işveren kalitesi ve bölgesal ekosistemden kaynaklanıyor. Kısacası, eşit niteliklerdeki iki beyaz yakalı çalışan, sadece ikamet ettikleri şehirler farklı olduğu için tamamen farklı kariyer patikalarında ilerlemek durumunda kalıyor.

Türkiye’de İstihdam Artıyor Ancak Fırsatlar Eşit Dağılmıyor

Türkiye'deki işgücü piyasasında da benzer bir hareketlilik dikkat çekiyor. TÜİK’in açıkladığı mayıs ayı işgücü istatistiklerine göre:

  • Toplam İstihdam: Bir ayda 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin seviyesine ulaştı.

  • İstihdam Oranı: %48,5 olarak gerçekleşti.

  • İşsizlik Oranı: %8,2 seviyesinde sabit kaldı.

OECD genelinde işsizlik ortalaması %4,9 olarak kayıtlara geçerken, Türkiye 33 ülke arasında Fransa ile birlikte 7. sırada yer aldı.

İstihdam rakamlarındaki genel artışa rağmen, iş imkanlarının ülke genelinde dengeli dağılmaması iç göçü tetikliyor. TÜİK 2025 İç Göç İstatistikleri verilerine göre, 2 milyon 475 bin kişi iller arasında göç etti. Şehir değiştiren kitlenin merkezinde ise 20-24 yaş grubundaki genç yetişkinler yer alıyor. Genç profesyoneller, kariyer adımlarını daha güçlü atabilmek adına büyük şehirlere yöneliyor.

Uzman Görüşü: "Şirketler Yeteneği Adresine Göre Değerlendirmemeli"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan insan kaynakları sektörü temsilcisi Ortağı Jilda Bal, şirketlerin yetenek stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine dikkat çekiyor.

Büyük şehirlerde rol, ağ ve proje çeşitliliğinin fazla olmasının diğer şehirlerdeki yeteneğin sınırlı olduğu anlamına gelmediğini belirten Bal, şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle kariyerinin başındaki çalışanlar için şehir değiştirme, sadece bir yaşam alanı tercihi değil; erişilebilecek roller ve gelişim imkanlarıyla birlikte alınan kritik bir karar. Bugün aynı eğitim ve deneyime sahip iki çalışanın rotası sırf yaşadığı şehir yüzünden farklılaşabiliyor. Şirketlerin yeteneği adresine göre değil, beceri ve potansiyele göre değerlendirmesi şart."

Fırsat Eşitliği İçin Esnek Çalışma Modelleri Şart

Şehirler arası kariyer uçurumunu kapatmak için işverenlere büyük görev düştüğünü vurgulayan Jilda Bal, çözüme yönelik şu önerilerde bulundu:

  • Hibrit ve Uzaktan Çalışma: Fırsatları tek bir merkeze sıkıştırmadan farklı coğrafyalara yayar.

  • Bölgesel İşe Alım Politikaları: Şirketlerin farklı illerdeki yetenek havuzlarına erişmesini sağlar.

  • Proje Bazlı Görevler ve Kurum İçi Mobilite: Çalışanların yer değiştirmek zorunda kalmadan kariyerlerini geliştirmelerine olanak tanır.

Şirketlerin fırsatları yalnızca genel merkezlerinin bulunduğu illerle sınırlamayarak adil ve kapsayıcı bir yetenek yönetimi oluşturması, hem nitelikli insan kaynağına erişimi kolaylaştırıyor hem de çalışan memnuniyetini artırıyor.

İlk yorum yazan siz olun

Yaşam Haberleri