Erdoğan: İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmeliyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Programı’nda yaptığı konuşmada, İstanbul'un en önemli sorunlarından birinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu belirterek “İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur” dedi.

İSTANBUL (İGFA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Programı’na katıldı.

İl Danışma Meclisi'nin ülkeye, millete ve şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini bir araya getiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibine teşekkür etti.

Kuruluşundan itibaren İl Başkanlığı bünyesinde büyük Türkiye mücadelesine, güçlü Türkiye davasına omuz vermiş tüm yol arkadaşlarını, yöneticileri şükranla andığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerine Allah'tan rahmet niyaz etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı'nın, İstanbul'daki belediyelerin, meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehre ve davaya hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade ederek, "Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, büyüyerek, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı hatta site site çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" diye konuştu.

Şehirleşmenin artmasıyla birlikte "Her site bir teşkilat" anlayışıyla komşuluk hukukunu güçlendiren, gönüllere dokunan yeni nesil teşkilatçılık modellerinden birini ilk etapta İstanbul'da hayata geçirmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini harmanladığımız bu güzel faaliyetlerimizin yansımalarına bizzat şahit oluyoruz. Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinin çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz. Üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin açık ara birinci partisiyiz. Geçen ay açıklanan verilere göre, üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son 6 ayda 166 bin 612 kardeşimizi saflarımıza dâhil ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatının üye seferberliğinde adeta lokomotif olduğunu söyledi.

Son 15 ayda sadece İstanbul'da AK Parti'ye 253 bin yeni üye kazandırdıklarını, böylece İstanbul'daki üye sayısını 2 milyon 198 bine çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en fazla yeni üye kazandıran ilçelerin sırasıyla Beyoğlu, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu olduğunu açıkladı.

"Durmak yok, yola devam" sloganını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan 253 bin yeni üyeye "hoş geldiniz" diyerek teşkilata katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üyelerin partiye kazandırılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarına da teşekkür etti.

“HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HER BİR VATANDAŞIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ”

Üye seferberliğinde 39 ilçe arasında ilk beşe giren ilçe teşkilatlarını kutlayan, başarılarının katlanarak sürmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma sizler gibi gayretli, sizin gibi inanmış yol arkadaşları bahşettiği için Rabbime her zaman hamdettiğimi burada bir kere daha ifade ediyorum" diye konuştu.

Sadece üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için 'AK Parti bir Türkiye kitabıdır' diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikâyesine yer var diyoruz. Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır bu ilkeler istikametinde siyaset yaptıklarını vurgulayarak, "Bilinmesini isterim ki AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi, yolumuza ve kolumuza girene de hoş geldin der, bağrımıza basar, Allah izin verirse mezara kadar da onlarla yol arkadaşlığı yaparız" sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl dönümünü 14 Ağustos'ta Ankara'da coşkulu bir mitingle kutlayacaklarını bildirerek, şunları kaydetti: "Şanla, şerefle, milletimize hizmetle geçirdiğimiz bu 25 yıla baktığımızda gördüğümüz şudur değerli kardeşlerim, AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil, paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun, AK Parti budur, AK Parti'nin farkı budur, siyasal vizyonu budur. Ahlaki üstünlük de, psikolojik üstünlük de işte burada, bu çatı altındadır."

Bugünkü programda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "Hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacaklarını anlattı.

“GÜNDEMİMİZDE, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ÜLKEMİZİN YARIM ASIRLIK SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMA GAYRETİ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere, beyin fırtınalarına gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kâfidir. Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor. Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor."

Kendi gündemlerinde Körfez'le Avrupa'yı Türkiye üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var. Bizim gündemimizde, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un trafiğin yanı sıra en önemli sorunlarından birisinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu söyledi.

İstanbul'un çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte, hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hâle getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil, dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz" ifadelerini kullandı.

“KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZIN İLK ADIMINI, İSTANBUL'DA 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUTLA ATIYORUZ”

Kuraları çekilerek yapımına başlanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi ile 100 bin sosyal konutu İstanbul'a kazandıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını, bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kurayla belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum."

"Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan, hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükselttiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir temennisini tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki muhalefetin de bizim vizyonumuzu paylaşması, bizimle aynı ufka bakması, bilhassa Türkiye'nin hayrına olacak konularda bizimle aynı hassasiyeti taşıması dün olduğu gibi bugün de en büyük arzumuzdur. Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken, muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir.

Şurası bir gerçek ki Türkiye'den kopuk, milletin gündeminden kopuk, daha vahimi hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopuk bir muhalefetin bu ülkeye hiçbir hayrı dokunmaz. Aynı şekilde suç örgütleriyle rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye ile hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir."

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİ HERHANGİ BİR YOL KAZASI OLMADAN BUGÜNE KADAR GETİRMEYİ BAŞARDIK"

Cumhur İttifakı olarak ülkenin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyoruz. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplara kurban edilmemesi gerektiği inancında olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz. Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hâl yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacağını, iftira ile karalama ile çarpıtma ile bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz. Aklıselimle sağduyuyla sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde, güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerinden bu konuda daha fazla gayret göstermelerini isteyerek, şunları kaydetti: "Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Buna hazır mısınız? Buna var mısınız? Terörün bu ülkeye olan 2,3 trilyon dolarlık faturasını anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."

İlk yorum yazan siz olun

Şehir Haberleri