Boşanma davalarında evliliğin sona ermesinin ardından, eşler arasında evlilik süresince edinilen malların nasıl paylaşılacağı konusu ayrı bir hukuki uyuşmazlık alanıdır. Türk Medeni Kanunu'na göre, eşler aksine bir sözleşme yapmadıkları takdirde yasal mal rejimi olan "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" uygulanır. Mal paylaşımı davaları, oldukça teknik bir hesaplama ve detaylı bir hukuki inceleme gerektirir. Taşınır ve taşınmazların akıbetinin doğru belirlenmesi için güncel mevzuatı yakından takip eden bir Mersin Avukat İletişim hattı üzerinden hukuki destek almak sürecin selametini doğrudan etkiler.
Kişisel Mallar ve Edinilmiş Mallar Ayrımı
Mal tasfiyesinde ilk adım, hangi malların kişisel, hangilerinin edinilmiş mal olduğunun tespit edilmesidir. Eşlerden birine miras kalan, karşılıksız kazanım yoluyla elde edilen veya evlenmeden önce sahip olunan mallar "kişisel mal" kabul edilir ve paylaşıma dahil edilmez. Evlilik süresi boyunca eşlerin çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirlerle alınan mallar ise "edinilmiş mal"dır ve boşanma halinde yarı yarıya paylaşılması esastır.
Değer Artış Payı ve Katkı Payı Alacakları
Bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması durumunda "değer artış payı alacağı" ortaya çıkar. Örneğin, kadının kendisine miras kalan altınları bozdurarak kocasının üzerine kayıtlı evin peşinatını ödemesi bu kapsama girer. Bu alacakların hesaplanması ve bilirkişi süreçlerinin takibi uzmanlık gerektirir.
Tasfiye Süreci ve Zamanaşımı
Mal rejimi tasfiyesi davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra da açılabilir. Ancak mal paylaşımı davalarında, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Hak kaybına uğramamak ve bu karmaşık süreci usulüne uygun yönetmek için tecrübesine güvenilen bir Mersin Boşanma Davası ve mal paylaşımı vekiliyle sürece başlamak en doğru yaklaşım olacaktır.