Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.300 m³ seviyesinde olup, ülke su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda su varlıklarında azalma riski, tarım, sanayi ve enerji başta olmak üzere birçok sektörde verimlilik odaklı dönüşümü zorunlu kılıyor. Türkiye’de toplam su tüketiminin %77’si tarımda gerçekleşirken, sulama veriminin %52 seviyesinde kalması önemli bir iyileştirme alanına işaret ediyor.
Su riski yalnızca çevresel bir konu olmaktan çıkarken, şirketler açısından operasyonel ve finansal sonuçlar doğuran stratejik bir başlık haline geliyor. Su verimliliğine yatırım yapmayan işletmelerin, özellikle gıda, tekstil, kimya ve metal sektörlerinde rekabet gücünü kaybetme riski artıyor.
Sürdürülebilirlik sektörü temsilcisi Çevre Mühendisi Orhan Atacan konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Su riski, artık yalnızca çevresel bir başlık değil; şirketlerin üretim sürekliliğini, maliyet yapısını ve tedarik zinciri dayanıklılığını doğrudan etkileyen stratejik bir unsurdur. Su verimliliğine yatırım yapmayan işletmeler, önümüzdeki dönemde sadece artan maliyetlerle değil, aynı zamanda üretim kesintileri, kalite sorunları ve pazar kayıpları gibi çok daha ciddi sonuçlarla karşılaşabilir. Bu nedenle su yönetimi, kurumların sürdürülebilirlik ve risk yönetimi stratejilerinin merkezinde konumlandırılmalıdır.”