Adaylık sürecine güçlü bir mesajla başlayan Aracı, “Kimyada Birlik Zamanı” ifadesini yalnızca bir slogan olmaktan ziyade, yeni dönemin çalışma kültürü olarak tanımladı.
Türkiye’nin en stratejik üretim ve ihracat alanlarından biri olan kimya sektöründe yeni bir dönem başlıyor. 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimyada, sektörün çatı kuruluşu olan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) için başkanlık süreci resmen başladı. 16 alt sektörü ve 8 bini aşkın firmayı temsil eden birlikte, sürdürülebilir büyüme, katma değer odaklı ihracat ve güçlü sektörel koordinasyon başlıkları yeni dönemin ana gündem maddeleri olarak öne çıkıyor.
16 Alt Sektör İçin Bütüncül Yönetim Modeli
Adaylık açıklamasında konuşan Vefa İbrahim Aracı, İlaçtan plastiğe, kozmetikten boya ve yapı kimyasallarına kadar geniş bir üretim alanını kapsayan İKMİB’in, 16 alt sektörünü aynı stratejik çerçevede buluşturması gerektiğini vurguladı. Aracı, yeni dönemde alt sektör bazlı ihracat planlamasının temel öncelik olacağını söyleyerek, “Kimya sektörü 16 alt sektörüyle büyük bir ekosistemdir. Küresel rekabetin geldiği noktada yalnızca firmaların değil, sektörel organizasyonların da güçlü olması gerekiyor. Sürdürülebilir ihracat artışı ancak veri temelli analizlerle, GTİP düzeyinde doğru konumlandırmayla ve katma değeri yüksek alanlara odaklanmayla mümkündür.” dedi.
31,9 Milyar Dolarlık Güç, Yeni Strateji İhtiyacı
Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimya, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak toplam ihracattan yüzde 13,5 pay aldı. 238 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren sektörün mevcut büyüklüğünün yeni bir koordinasyon modelini zorunlu kıldığını belirten Aracı, “Bu başarının arkasında İKMİB’in geçmiş dönem yönetimlerinin kolektif emeği bulunuyor. Sayın Adil Pelister ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine, sektörümüzü bugün ulaştığı güçlü konuma taşıyan emekleri ve kararlı liderlikleri için teşekkür ediyorum. Rekabet artık sadece üretmekle değil; bilgi, teknoloji ve ölçek üretmekle mümkün. Alt sektörler arası eşgüdüm sağlanmadan küresel rekabette kalıcı üstünlük sağlamak mümkün değil.” ifadelerini kullandı.
Cari Denge İçin Yerli Üretim Şart
Aracı, 16 alt sektörün bütüncül ele alınmasının yalnızca ihracat performansı açısından ziyade, makroekonomik denge açısından da önemli olduğunu vurguladı. Özellikle ana kimyasallarda yüksek ithalat oranının cari denge üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Ana kimyasal ürün gruplarında ithalat bağımlılığı, sanayinin tamamını etkileyen bir konu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması 16 alt sektörün tamamını doğrudan ilgilendiriyor. Yatırım ortamının güçlendirilmesi, teşvik mekanizmalarının etkin kullanılması ve üretim altyapısının desteklenmesi, sektörümüzün uzun vadeli rekabet gücü açısından kritik önemdedir.” açıklamasını yaptı.
“Bu Görev Bir Makam Değil, Bir Emanettir”
Toplantıda söz alan mevcut İKMİB Başkanı Adil Pelister de sürecin bir devamlılık anlayışı içinde ilerlediğini belirterek, kimya sektörünün Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kilit rol oynadığını vurguladı.
Konuşmasını “Kimyada Birlik Zamanı” mesajıyla tamamlayan Vefa İbrahim Aracı, Adaylığını bir rekabet süreci olarak görmediğini belirterek, “Bu görev bir makam değil, sektörümüzün bize emanetidir. Kimya sektörü birlik ve ortak akılla büyür. Bugüne kadar ortaya konulan emeği ve birikimi daha ileri taşımak hepimizin sorumluluğudur.” dedi.