Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası pazarı özelinde 2026 yılının ikinci çeyreğini, üyelerinin katılımıyla düzenlediği bir anket çalışmasıyla değerlendirdi. OSS Derneği’nin 2026 Yılı 2. Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre otomotiv satış sonrası pazarı 2026’nın ikinci çeyreğini temkinli bir seyirle geride bıraktı. Bununla birlikte 2026’nın ikinci çeyreğinde, 2025 yılının aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama yüzde 1,25 gerileme yaşandı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 0,71 artış görülürken, üretici üyelerde ise dolar bazında yüzde 3,79 düşüş gerçekleşti.
Tahsilat süreçlerindeki olumsuz seyir sürüyor!
Ankete göre yılın ikinci çeyreğinde, üyelerin stokları bir önceki çeyreğe göre ortalama yüzde 2,81 geriledi. Dağıtıcı üyelerin stoklarında yüzde 1,25, üreticilerde ise yüzde 4,82 oranında düşüş gerçekleşti. Ankette, 2026 yılının üçüncü çeyreğiyle ilgili beklentilere de yer verildi. Buna göre sektörde 2026 yılının üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 1,33 oranında artış beklendiği gözlemlendi. Tahsilat süreçlerinde ise olumsuzlaşma eğilimi devam etti. Bir önceki çeyreğe göre tahsilat sürecini daha kötü veya çok daha kötü olarak değerlendiren üyelerin toplam oranı %43,8’e ulaşırken, sürecin iyileştiğini belirtenlerin oranı yalnızca %7,8’de kaldı. Yaklaşık her iki üyeden biri herhangi bir değişiklik olmadığını ifade etse de, olumsuz değerlendirmelerin olumlu değerlendirmelere belirgin şekilde üstün gelmesi, tahsilat performansındaki zayıflamanın sürdüğüne işaret ediyor.
100 şirketten 23’ünün istihdamı azaldı!
Ankete katılan üyelerin yüzde 18,8’i 2026 yılının ilk çeyreğine göre istihdamını artırdı. Üyelerin yüzde 57,8’i söz konusu dönemde istihdamını korudu. Yılın ilk çeyreğine kıyasla istihdamının azaldığını belirten üye oranı ise yüzde 23,4’ü buldu. Dağıtıcı üyelerde istihdamını azaltanların oranı yüzde 30,6 olurken, üretici üyelere (yüzde 14,3) kıyasla daha yüksek gerçekleşti. Üretici üyelerde istihdam büyük ölçüde korunurken, dağıtıcı üyelerde istihdamda daha belirgin bir azalma eğilimi gözlemlendi.
Maliyetlerdeki aşırı artış en büyük problem!
Sektördeki problemler anketin en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. Üyelerin 2026’nın ikinci çeyreğinde gözlemlediği problemlerin başında yüzde 78,1 ile “Maliyetlerdeki aşırı artış” gelirken, “Nakit akışında yaşanan problemler” yüzde 73,4 ile ikinci sırada yer aldı. Üyelerin yüzde 46,9’u ise “İş ve ciro kaybı”nı sektör için en büyük üçüncü sıkıntı olarak nitelendirdi. Ankete katılanların yüzde 35,9’u “Kargo maliyetlerindeki artış ve teslimatlarda gecikme”yi, yüzde 32,8’i “Gümrüklerde yaşanan problemleri”, yüzde 17,2’si ise “Tedarik problemleri” ve “Mevzuat değişiklikleri”ne işaret etti.
Önümüzdeki 3 aya ilişkin beklenti yükseldi!
Anket ile birlikte sektörün yatırım planları da mercek altına alındı. Ankete göre önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı yüzde 20,3 ile önceki döneme benzer seviyede gerçekleşti. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 23,7’si yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 28,6’ya yükseldi. Dağıtıcı üyelerde ise bu oran yüzde 17,6’dan yüzde 13,9’a geriledi. Bir önceki ankete göre, sektörün önümüzdeki 3 ayda daha olumsuz bir seyir izleyeceğini öngören dağıtıcı üyelerin oranı yüzde 55,9’dan yüzde 36,1’e, üreticilerin oranı ise yüzde 52,6’dan yüzde 35,7’ye geriledi.
İkinci çeyrekte kapasite kullanımı arttı!
Üreticilerin 2026 yılının ikinci çeyreğinde kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 73,93 olarak gerçekleşti. Bu oran yılın ilk çeyreğinde yüzde 68,16 idi. 2026’nın ikinci çeyreğinde üyelerin üretimi 2025’in aynı çeyreğine göre yüzde 1,79 oranında arttı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde üyelerin ihracatı ise 2025 yılının aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 2,68 artış gösterdi.
OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, anket sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi: “2026 yılının ikinci çeyrek sonuçları, otomotiv satış sonrası sektörünün zorlu ekonomik koşullar altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle üretici üyelerimizde satışlardaki daralma, dağıtıcı tarafında istihdamdaki gerileme ve şirketlerin büyük bölümünün maliyet artışları ile nakit akışı sorunlarını öncelikli gündem olarak göstermesi, sektörümüzün üzerinde oluşan baskının devam ettiğini gösteriyor. İşletmeler bir taraftan artan finansman maliyetlerini ve operasyonel giderleri yönetmeye çalışırken, diğer taraftan rekabetçi kalabilmek adına stok, fiyatlama ve yatırım kararlarını çok daha temkinli şekilde almak zorunda kalıyor. Bununla birlikte anket sonuçları yalnızca riskleri değil, sektörümüzün dayanıklılığını da ortaya koyuyor. Üretimde ve ihracatta kaydedilen artış, kapasite kullanım oranındaki yükseliş ve üretici üyelerimizin yatırım planlarını artırmış olması, şirketlerimizin uzun vadeli büyüme potansiyeline olan inancını koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki döneme ilişkin satış beklentilerindeki iyileşme de sektörün kontrollü bir toparlanma sürecine girebileceğine işaret ediyor. Otomotiv satış sonrası sektörü, Türkiye ekonomisine üretim, ihracat ve istihdam açısından önemli katkılar sağlayan stratejik bir alan. Bu potansiyelin sürdürülebilmesi için ekonomik öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskısını azaltacak uygulamaların hayata geçirilmesi ve üretim ile ihracatı destekleyen politikaların kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor.”