LGS'de asıl süreç 10 Temmuz'dan sonra başlıyor

13 Haziran'da gerçekleştirilen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavının ardından milyonlarca öğrenci ve ailesi 10 Temmuz'da açıklanacak sonuçları bekliyor. Uzmanlara göre bu dönem yalnızca puan bekleme süreci değil, aynı zamanda lise tercihine hazırlanmak için en kritik zaman dilimi.

İSTANBUL (İGFA) - Türkiye genelinde milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren LGS tercih süreci için geri sayım başladı.

Sonuçların açıklanmasının ardından öğrencileri yalnızca puanlarını öğrenme heyecanı değil, gelecek dört yıllarını şekillendirecek önemli bir karar süreci de bekliyor. Sonuçların açıklanmasının ardından başlayacak tercih döneminin oldukça kısa süreceğine dikkat çeken uzmanlar, okul araştırmaları ve tercih hazırlıklarının bugünden başlamasının sağlıklı karar vermeyi kolaylaştıracağını belirtiyor.

Feyziye Mektepleri Vakfı Florya Işık İlkokulu-Ortaokulu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Burçak Başoğlu Sert, LGS sonrası geçen günlerin yalnızca bekleme dönemi değil, aynı zamanda tercih sürecinin en önemli hazırlık aşaması olduğunu söyledi.

BELİRSİZLİK EN ÇOK KAYGIYI BESLİYOR

LGS sonrasında öğrencilerin büyük bölümünün sınav performansına ilişkin bir tahminde bulunduğunu ancak yüzdelik dilim ve yerleştirme sonuçları netleşmeden hiçbir şeyin kesinleşmediğini belirten Burçak Başoğlu Sert, bu süreçte belirsizliğin hem öğrenciler hem de aileler üzerinde kaygıyı artırabildiğini ifade ederek, "Bugünlerde öğrenciler sürekli aynı soruların cevabını arıyor, 'Yüzdelik dilim değişir mi?', 'İstediğim okula girebilir miyim?' Benzer kaygılar ailelerde de yaşanıyor. Ancak bu süreyi sürekli puan hesaplayarak geçirmek yerine tercih dönemine hazırlanmak çok daha verimli olacaktır." dedi.

LGS tercih döneminde bilinçli karar verebilmek için ailelerin sonuçlar açıklanmadan önce okul seçeneklerini araştırmaya başlaması öneriliyor. Tercih sürecinin yalnızca puanlara göre okul sıralaması yapmaktan ibaret olmadığını belirten Sert, ailelerin şimdiden lise türlerini, eğitim modellerini ve okulların sunduğu akademik ve sosyal imkanları incelemeleri gerektiğini söyleyerek, "Fen liseleri, Anadolu liseleri, proje okulları, özel okullar ya da uluslararası diploma programları sunan kurumlar birbirinden farklı eğitim anlayışlarına sahip. Sonuçlar açıklandıktan sonra tüm bunları kısa sürede değerlendirmek yerine bugünden araştırmaya başlamak tercih döneminde ailelere önemli avantaj sağlayacaktır." diye konuştu.

ÖNCE OKULU DEĞİL, ÇOCUĞUNUZU TANIYIN

Okul araştırmasının yanında öğrencinin ilgi alanlarının, öğrenme biçiminin ve ihtiyaçlarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sert, "Tercih süreci aslında yalnızca 'Hangi liseye gidecek?' sorusunun cevabını aramaz. Aynı zamanda 'Hangi okulda kendini geliştirebilir, hangi eğitim ortamında mutlu olabilir?' sorularına da yanıt aranmalıdır. Çünkü her öğrenci aynı okulda aynı gelişimi göstermez." ifadelerini kullandı.

Kaygının arttığı dönemlerde ailelerin çoğu zaman en yüksek puanlı okulu hedeflemeye yöneldiğini belirten Burçak Başoğlu Sert, doğru okul seçiminde akademik başarının tek ölçüt olmadığını söyledi.

Sert, "Bir okulun eğitim yaklaşımı, yabancı dil imkanları, sosyal ve sanatsal faaliyetleri, rehberlik hizmetleri, ulaşım koşulları ve en önemlisi öğrencinin o okulda kendini nasıl hissedeceği de tercih sürecinin önemli parçalarıdır. Öğrenci yalnızca derslere değil, aynı zamanda okulun kültürüne ve iklimine de uyum sağlar." açıklamasını yaptı.

ÖĞRENCİ KARAR SÜRECİNİN ÖZNESİ OLMALI

Tercih döneminde ailelerin rehberlik rolünü üstlenmesi, ancak karar sürecinde öğrencinin görüş ve beklentilerine de yer vermesi gerekiyor. Lise tercihinin ergenlik dönemindeki bireyin ilk önemli yaşam kararlarından biri olduğuna dikkat çeken Sert, tercih listesinin yalnızca aile tarafından oluşturulmaması gerektiğini belirterek, "Ailelerin rehberliği elbette çok kıymetli. Ancak yön göstermek ile öğrencinin yerine karar vermek aynı şey değildir. Sağlıklı tercih sürecinde öğrencinin düşüncelerini ifade edebildiği, ailenin deneyimiyle desteklendiği ortak bir karar zemini oluşturulmalıdır. Öğrenci kendi sesini duyabildiği kararları çok daha kolay sahiplenir." dedi.

10 Temmuz'da açıklanacak sonuçların ardından ailelerin ilk tepkisinin çocukların psikolojik süreci açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Burçak Başoğlu Sert, sonuç ne olursa olsun öncelikle duyguların konuşulması gerektiğini söyleyerek, ‘‘Çocuklar yalnızca puanlarına bakmaz, anne ve babalarının yüz ifadelerini, ses tonlarını ve verdikleri ilk tepkiyi de unutmaz. İlk saatlerde hemen tercih listesi hazırlamaya başlamak yerine çocuğun yaşadığı duygunun anlaşılması çok daha değerlidir. 'Ne hissediyorsun?' ya da 'Hayal ettiğinden farklı oldu galiba.' gibi cümleler bu süreçte çok daha destekleyicidir." diye konuştu.

LGS'nin önemli bir dönüm noktası olduğunu ancak geleceği tek başına belirlemediğini belirten Burçak Başoğlu Sert, "Doğru lise, en yüksek puanlı okul değil; öğrencinin kendini güvende hissedebileceği, potansiyelini geliştirebileceği ve mutlu olabileceği eğitim ortamıdır. Sonuçlar açıklanana kadar geçen süreci bilinçli bir hazırlık dönemi olarak değerlendirmek, tercih sürecini daha sağlıklı yönetmeyi sağlayacaktır." dedi.

İlk yorum yazan siz olun

Haberleri