Cildinizi sosyal medya bakım trendlerine emanet etmeyin!

Cildinizi sosyal medya bakım trendlerine emanet etmeyin!
"Cam gibi cilt" ve "bir gecede sivilce yok etme" vaatleriyle sosyal medyada yayılan içerikler dermatoloji kliniklerinde hasta sayısını artırıyor. Uzmanlar bilinçsiz ürün kullanımına karşı uyardı. İşte konuyla ilgili uzman görüşü ve detaylar..

Sosyal medyada popüler hale gelen bakım rutinleri ve çok adımlı ürün kullanımları cilt hassasiyetlerini beraberinde getiriyor. Türkiye Ajansı'na konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Dilara Feray Özçelik, her cildin ihtiyacının farklı olduğunu ve bir başkasına iyi gelen ürünün başkasında tahrişe yol açabileceğini belirtti.

Cildinizin gerçek ihtiyacını biliyor musunuz?

Sosyal medya, dermatoloji ve cilt bakımı konusunda doğru bilgilerin geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir araçtır. Ancak bir ürünün çok fazla kişi tarafından kullanılması, her cilt için doğru olduğu anlamına gelmez. Bir influencerın veya arkadaşımızın birkaç haftada gördüğü sonuç, bizim cildimizde aynı şekilde ortaya çıkmayabilir. Cilt bakımında en önemli yaklaşım, “Trend olan ne?” sorusundan önce “Benim cildimin ihtiyacı ne?” sorusunu sormaktır. Sağlıklı cilt; ihtiyacı doğru belirlenmiş, gereksiz yere tahriş edilmeyen ve düzenli olarak korunan cilttir. Bu nedenle sosyal medyada görülen her yeni bakım trendini uygulamadan önce detaylıca düşünmek gerekir.

Popüler olan her içerik her cilde uygun değil!

Son yıllarda dermatoloji kliniklerinde giderek daha sık karşılaşılan sorunlardan biri, bilinçsiz ve aşırı cilt bakımı uygulamalarına bağlı gelişen cilt hassasiyetidir. Özellikle sosyal medyada popüler olan ürünlerin kişisel cilt özellikleri dikkate alınmadan kullanılması; kızarıklık, yanma, kuruluk, kaşıntı, leke ve akne benzeri döküntülere neden olabilmektedir. Sosyal medyada bir içerik popüler olduğunda, o ürünün herkes için faydalı olduğu düşünülmemelidir. Örneğin salisilik asit, glikolik asit, retinoidler veya C vitamini gibi dermatolojide uzun yıllardır kullanılan ve bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış içerikler, doğru hastada ve uygun konsantrasyonlarda oldukça faydalı olabilir. Ancak bu ürünlerin aynı anda ve kontrolsüz şekilde kullanılması, cildin toleransını aşabilir.

“Daha fazla aktif, daha hızlı sonuç” yanılgısına dikkat!

Özellikle “daha fazla aktif içerik, daha hızlı sonuç” düşüncesi doğru değildir. Her gün farklı aktifleri üst üste uygulamak, tedaviyi hızlandırmak yerine cilt bariyerinin bozulmasına yol açabilir. Cilt bariyerinin temel görevlerinden biri, su kaybını azaltmak ve dış etkenlere karşı koruyucu bir yapı oluşturmaktır. Bu bariyer zarar gördüğünde ciltte kuruluk, hassasiyet, yanma ve kızarıklık ortaya çıkabilir. Üstelik kişi bu belirtileri yeni bir cilt problemi olarak değerlendirip daha fazla ürün kullanmaya başladığında bir kısır döngü oluşabilir.

“Doğal” olması güvenli olduğu anlamına gelmiyor!

Sosyal medyada sık karşılaşılan bir diğer yanılgı ise doğal ürünlerin veya evde hazırlanan karışımların tamamen güvenli olduğu düşüncesidir. Limon suyu, karbonat, sirke, çeşitli uçucu yağlar veya farklı bitkisel karışımların doğrudan cilde uygulanması önerilen bir yaklaşım değildir. “Doğal” olması, bir maddenin cilt üzerinde tahriş veya alerji oluşturmayacağı anlamına gelmez. Bu tür ürünlerin kullanımının ardından tahrişin yanı sıra lekelenme gibi sorunlar da görülebilmektedir. Özellikle limon gibi asidik maddelerin güneşle temas sonrasında ciltte ciddi reaksiyonlara neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle sosyal medyada görülen her “ev yapımı bakım önerisini” denemek yerine, kullanılan ürünün cilt için güvenli olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Cilt bakımında tek bir doğru yok: rutininiz kişiye özel olmalı

Aslında iyi bir cilt bakım rutininin çok karmaşık olması gerekmez. Cildin ihtiyacına göre belirlenmiş birkaç temel ürün çoğu kişi için yeterlidir. Genel olarak nazik bir temizleyici, cildin ihtiyacına uygun bir nemlendirici ve düzenli güneş koruması, temel cilt bakımının yapı taşlarını oluşturur. Bunlara eklenen aktif içeriklerin ise kişinin cilt tipi, yaşı, mevcut dermatolojik sorunları ve kullandığı diğer ürünler dikkate alınarak seçilmesi gerekir. Örneğin aknesi olan bir kişinin cilt bakım rutini ile hassas veya rozasealı bir kişinin rutini aynı olmamalıdır. Benzer şekilde leke problemi yaşayan bir kişinin yalnızca sosyal medyada popüler olduğu için çok sayıda peeling ürünü kullanması, beklenenin aksine lekelerin daha belirgin hale gelmesine neden olabilmektedir.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT