Bağışıklık Sistemi Gözlere Saldırabilir mi?
Vücudu koruyan bağışıklık sisteminin kontrolden çıkarak göz dokularını hedef alması kalıcı körlüğe yol açabiliyor. Prof. Dr. Berna Başarır, otoimmün göz hastalıkları ve erken teşhisin önemine dikkat çekti.
Vücudu koruyan bağışıklık sisteminin kontrolden çıkarak göz dokularını hedef alması kalıcı körlüğe yol açabiliyor. Prof. Dr. Berna Başarır, otoimmün göz hastalıkları ve erken teşhisin önemine dikkat çekti.

Vücudu enfeksiyonlara karşı korumakla görevli olan bağışıklık sistemi, bazı durumlarda dengesini kaybederek sağlıklı dokuları hedef alabiliyor. Bu saldırı göz gibi hassas ve hayati bir organda gerçekleştiğinde ise süreç kalıcı görme kayıplarına kadar ilerleyebiliyor. Göz Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Berna Başarır, bağışıklık sistemi ile göz sağlığı arasındaki hassas dengeyi ve otoimmün göz hastalıklarının bilinmeyen yönlerini anlattı.
"Gözlerimiz Gizli Değil, Özel Olarak Korunuyor"
Halk arasında sıkça dile getirilen, "bağışıklık sisteminin gözlerin varlığından haberdar olmadığı" algısının bir şehir efsanesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Başarır, gözün, "bağışıklık ayrıcalığına" (immune privilege) sahip özel bir yapısı olduğunu belirtti.
Göz içinde makrofajlar, dendritik hücreler ve T hücreleri gibi bağışıklık unsurlarının sürekli aktif görev yaptığını belirten Başarır: "Göz, görme fonksiyonunu koruyabilmek adına aşırı iltihabi (enflamatuar) reaksiyonları sınırlandıran özel bir kalkana sahiptir. Kan-retina bariyeri ve göz içi anti-enflamatuar ortam sayesinde bağışıklık yanıtları kontrol altında tutulur. Ancak bu hassas denge bozulduğunda ciddi sağlık sorunları baş gösterir." dedi.
Doğal Koruma Kalkanı Neden Kırılır?
Sistemin kendi göz dokularını yabancı bir tehdit gibi algılamaya başlamasında çok sayıda tetikleyicinin rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Başarır; genetik yatkınlık, geçirilmiş enfeksiyonlar, çevresel faktörler, ağır stres ve toksinlerin bağışıklık toleransını bozarak otoimmün süreçleri başlattığını kaydetti.
Bağışıklık Sisteminin Hedef Aldığı Başlıca Göz Hastalıkları:
Üveit: Gözün orta katmanının (üvea) iltihaplanması durumudur; tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilir.
Sjögren Sendromu ve Şiddetli Kuru Göz: Bağışıklık hücrelerinin gözyaşı bezlerine saldırmasıyla ortaya çıkan ağır kuruluk ve tahriş tablosudur.
Graves (Tiroit Göz) Hastalığı: Tiroit bozukluğuna bağlı olarak göz arkasındaki kas ve dokuların şişmesi neticesinde gözlerin öne fırlamasına (ekzoftalmi) yol açar.
Optik Nörit (Multipl Skleroz İlişkili): Görme sinirinin iltihaplanması sonucu gelişen ani görme kayıpları ve göz hareketleriyle artan ağrılarla seyreder.
Behçet Hastalığı, Sarkoidoz ve Otoimmün Retinopati: Damarları ve ağ tabakayı (retina) doğrudan etkileyen ağır seyirli klinik tablolardır.
Erken Teşhis Kalıcı Hasarı Önlüyor
Gözde meydana gelen ağrı, kızarıklık, ışık hassasiyeti, bulanık görme, uçuşan cisimler ve kronik kuruluk gibi şikayetlerin vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Başarır: "Doku hasarı kalıcı hale gelmeden müdahale etmek hayati önem taşır. Bilinen bir otoimmün hastalığı olan veya nedeni açıklanamayan göz şikayetleri yaşayan herkes kapsamlı bir muayeneden geçmelidir. Günümüzde gelişen immünoterapi ve ileri tedavi seçenekleri sayesinde bağışıklık kaynaklı görme kayıplarının önüne geçmek mümkündür." ifadelerini kullandı.
BU HABERE DE BAK2027 yılı sağlık personeli kadroları belirlendi