• BIST 1.454
  • Altın 500,294
  • Dolar 8,3225
  • Euro 10,1389
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 23 °C
  • Bursa 19 °C
  • Antalya 16 °C
  • Konya 12 °C

Kanser Travması ve EMDR Terapisi

Psikolog Derya Çiçek

1-7 Nisan “Ulusal Kanser Haftası” olması  nedeniyle bu ay ki yazımda kanser hastalığının oluşturduğu  psikolojik sorunlar; tedavi süreci ve sonrasında psikolojik destek konusunda oldukça işlevsel ve etkili bir yöntem olan EMDR Terapisi konusunda farkındalık oluşturmak istedim.

Bilindiği üzere kanser, hem dünyada hem de ülkemizde oldukça sık görülen en önemli sağlık sorunlarından biridir. Tıp alanında her geçen gün hastalıkla ilgili ümit verici gelişmeler olmasının yanında, kişinin psikolojik gücü ve ruhsal sağlığı , sosyal desteğinin var olması gibi önemli etmenler iyileşme sürecinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Zihin ve beden her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da yadsınamaz bir ilişki içerisindedir.

emdr-terapi.jpg

Kanser Hastalığının Psikolojik Etkileri

Kanser tanısı almak ve tedavi süreci hasta olan kişinin ve ailesinin hayatını ansızın değiştiren olumsuz bir durumdur. Kanser tanısı alan kişiler, hastalığın ve tedavi aşamalarının ortaya çıkardığı zorluklara bağlı olarak bazı psikolojik sorunlar yaşayabilirler. Kanser başlangıcı genellikle çok ani  olduğundan, hasta kişinin ve yakınlarının baş  etmesi gereken değişimler çok hızlı gelişir. Herkes bir anda bir kriz dönemine girer. Bu öyle bir süreç hâline gelir ki; neredeyse hasta ve yakınlarının hastalıkla uğraşmaya ara verip, nefes alabilecekleri bir zaman dilimi bile yoktur. Oldukça baskılı, zorlayıcı ve baş  etmesi de  bir o kadar zor bir süreçtir. Kanser hastalığı baştan sona ve hatta tedavi bitiminden sonra bile travmatik bir durumdur.

emdr-therapy-001.jpg

Kanser ve tedavi süreci bir travmadır;

Psikolojik travma denilince ilk akla gelen Travma Sonrası Stres Bozukluğudur. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kanser tanısı almış kişilerin yüzde 47’sinde TSSB ve Psikolojik sorunlar gelişiyor. Bu oranın yüzde 20-25’inde hayata karşı ilgi kaybı, umutsuzluk, çaresizlik, derin yalnızlık duygusu, uykusuzluk, gerginlik, dikkat ve konsantrasyonda bozulmalar,  sinirlilik, ölüm isteği, intihar düşünceleri gelişiyor. Radyoterapi hastalarının yüzde 81’inde depresyon, bunların yüzde 13’ünde şiddetli depresyon, panik atak gelişmektedir. Bunun yanı sıra zaten kanser hastalarının geçmişlerinde de zaten travmatik yaşantıları olduğu biliniyor. Bu durumun ayrıca, kişilerin  kansere yakalanma riskini arttırdığını ve kanser oluşumuna  zemin hazırlayan bir etkisi olduğunu da araştırma sonuçlarından anlayabiliyoruz.

İlk tanı aşaması çoğu kişi için başlı başına bir travmadır. Hasta ve ailesi  aniden beklenmedik bir şekilde ölüm ile sonuçlanabileceği herkes tarafından bilinen bir hastalığın var olması gerçeğiyle yüzleşir. Bu gerçek beraberinde ölüm korkusunu, çaresizlik duygusunu da getirir. Hasta kişi ve yakınları belirsizlik içerisindedirler. Bu aşamada doktor ve ilgili kişilerin hastalıkla ve tedavi sureciyle ilgili açıklayıcı, somut bilgiler verebilmesi, tedavinin olumlu yönleri ve oluşabilecek komplikasyonlarla ilgili yönlendirmeleri kişiyi ve yakınlarını belirsizlik ve çaresizliğin içinden çıkarabilir. Hastanın ruhsal durumunu da önemseyerek yapılan tedavi yöntemleri ve yaklaşımlar bu zorlu süreci daha kolay atlatmalarında oldukça etkilidir.

emdr2.jpg

Buna rağmen ne yazık ki pek çok kişi bu süreçte bütün bunlar önemsenmediği için travmatik pek çok durum yaşamaktadır. Ülkemizde bu durum, Kanser tanısı konduğu andan başlayan, tedavi sürecinde  uygulanan yöntemler ve bu esnada  deneyimledikleri olumsuz durumlarla devam eden, kişiyi tüketen, yıpratan anlar bu hastalıkla mücadele etmeye çalışan pek çok kişi için travma etkisi oluşturmakta. Bunun yanı sıra kişi zaten o esnada çevresiyle ve yaşantısıyla ilgili pek çok zorlayıcı durum ve kayıp yaşamakta. Sosyal çevresinde oluşan   kayıp, yeterince ailesinden ya da çevresinden destek alamamak, iş yaşamında kayıplar ya da bozulmalar, aile içinde yaşadığı sıkıntılar, rol ve sorumluluklarını yerine getirmede yaşadığı zorluklar... gibi nedenlerle hasta kişi psikolojik anlamda da destek almak zorundadır. Hastalıkla mücadele ve zihin - beden ilişkisi açısından psikolojik sağlamlık hastalığın iyileşmesi  açısından oldukça önemlidir.

Kanser travması ve travmanın olumsuz etkilerinin giderilmesinde oldukça etkili, hızlı ve işlevsel bir yöntem olan EMDR terapisi de diğer psikolojik sorunların yani sıra, kanser hastalarına ve bu süreçte oldukça zorlanan hasta yakınlarına uygulanabilen başarılı bir terapi yöntemidir. Bu zorlu süreci kişilerin  çok daha kolay atlatabilmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca bilindiği üzere kanser hastalığının hızlı ilerlemesi nedeniyle,  hastalar adeta zamanla yarışırlar. Bu nedenle uygulanacak psikolojik desteğin hızlı çözüm getiren ve etkili bir yöntem olması hayatı önem taşır. Kişinin bir an önce gerekli psikolojik sağlığına kavuşup toparlanması ve bu tedavi süreciyle daha güçlü bir şekilde basa çıkabilmesi gerekir. Zihin ve ruh rahatladıkça beden de daha çabuk iyileşir. EMDR Terapisi bu acıdan değerlendirildiğinde hızlı ve etkin bir terapi yöntemidir.

Sağlıklı günler dilerim.

Bu yazı toplam 154 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 55 53 Faks : +90 332 233 55 53