Kritik MGK zirvesinden terörsüz bölge kararlılığı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhur Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplanan Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından 8 maddelik kapsamlı bir bildiri kamuoyuna duyuruldu. 30 Eylül 2026 tarihli bildiride, milli güvenliği ilgilendiren kritik başlıklar ile bölgesel ve küresel kriz alanlarına dair Türkiye'nin kararlı yaklaşımı aktarıldı.
Bildiride, başta PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde yürütülen operasyonel faaliyetler hakkında Kurul’a detaylı bilgi sunulduğu aktarıldı. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonu doğrultusunda bugüne kadar atılan adımların derinlemesine analiz edildiği kaydedilirken, Türkiye’nin yanı sıra bölge ülkelerinin güvenliği, huzuru ve refahının tesisi için kesintisiz bir çalışma yürütüleceği belirtildi.
Suriye ve Irakta İstikrar Vurgusu
MGK bildirisinde, komşu Suriye'nin toprak bütünlüğü ile birliğinin güçlendirilmesi, meşru devlet otoritesinin ülke geneline hâkim kılınması ve entegrasyon sürecinde katedilen aşamalar geniş yer buldu. Türkiye'nin, Suriye halkının ülkesini yeniden inşa edip ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla temaslarını güçlendirmesine yönelik güçlü desteğini kesintisiz sürdüreceği vurgulandı.
Komşu Irak'ın barış ve istikrarının tüm bölge dengeleri açısından stratejik bir önem taşıdığı kaydedilen açıklamada, Irak hükümetinin ülke sınırları dahilinde devlet egemenliğini tesis etme yönündeki adımlarından duyulan memnuniyet paylaşıldı. Türkiye’nin Irak yönetimi ile stratejik iş birliğini geliştirme kararlılığının altı çizildi.
Ortadoğuda Tırmanan Kriz ve Gazze Çağrısı
Bildiride, ABD ve İsrail ile İran ekseninde süren çatışmaların yarattığı risklere dikkat çekilerek, mevcut gerilimin bölgedeki kırılganlıkları tırmandırdığı tespiti yapıldı. Krizin daha yıkıcı neticelere yol açmasının önüne geçilmesi adına taraflara diplomasi masasına ve müzakerelere dönme çağrısı yapıldı.
İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan sahasındaki acımasız saldırılarını kesintisiz sürdürdüğü hatırlatılan bildiride, yaşanan insanlık dramına karşı uluslararası toplum acil ve somut yaptırımlar uygulamaya davet edildi. İsrail'in ayrıca Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü açıkça ihlal eden eylemleri Kurul tarafından kayda geçirildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Yemendeki Güvenlik Riskleri
Bildirinin son bölümünde, Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamındaki son durum ile sivil altyapıları ve uluslararası seyrüsefer koridorlarını doğrudan hedef alan saldırıların küresel ölçekteki tehditleri masaya yatırıldı. Çatışmalarda gözlenen 'kontrolsüz tırmanma ve yayılma' emaresi karşısında taraflara sağduyu, itidal ve ivedilikle ateşkes tesis etme çağrısı yinelendi.
Son dönemde Yemen merkezli olarak tırmanışa geçen askeri hareketliliğin başta komşu devletler olmak üzere bölgesel güvenlik mimarisini sarstığına işaret edilen bildiride, uluslararası ticaret ve küresel istikrar açısından kritik değer taşıyan sükûnet ortamının bir an önce sağlanması gerektiği kamuoyuna ilan edildi.