• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 21 °C
  • Bursa 13 °C
  • Antalya 16 °C
  • Konya 18 °C

Diz ve eklem ağrısı ve tedavisinde kullanılan ürünler

Ecz. Hülya Özsümen TUĞYAN

40’lı yılları geride bırakıp, 50’lili yaşlara doğru yol alırken, karşımıza çıkan en büyük sağlık sorunlarından biri de şüphesiz yaşlanmaktan en çabuk nasibini alan eklemlerimizdir.

Eklemlerimizin, kayganlık ve elastikiyetini sağlayan kıkırdak dokusu da incelmeye, yapısal bakımdan bozulup tahrip olmaya başlar.

Özellikle de fazla kilolu biri iseniz, eklemleriniz taşıdığı yüke dayanamayarak, daha çok yük altında kalacak ve kıkırdak dokusu daha da erken yaşlanmaya başlayacaktır. diz-agrisi.jpgÇok fazla hareketle de, kıkırdak dokunuz hasar görebilir, genç olsanız dahi. Kıkırdak dokusunun hasar görmesi demek,  daha fazla ağrı, daha fazla hareket kısıtlanması ve eklemlerinizin güçsüzleşmesi demektir.

Artrit, eklem iltihabıdır. Artritin en yaygın biçimi, eklem dejenerasyonu ve kıkırdak kaybı ile tanımlanan osteartrittir. Romatoid artrit ise tüm vücudu, özellikle eklemleri etkileyen, kronik iltihabi bir hastalıktır. Tipik olarak tutulan eklemler, eller, ayaklar, dizler, el ve ayak bilekleridir.  Osteartritte ise eller ve ağırlık taşıyan eklemler (diz, kalça ve omurga),  osteartritin yol açtığı bozulmalardan en fazla etkilenen bölgelerdir. Osteartritin tipik belirtileri, sabah erken saatlerde hafif tutulma, dinlendikten sonra tutulma, eklem kullanımı ile artan ağrı ya da eklem işlevinde azalmadır. Romatoid artritin tipik belirtileri ise, eklem ağrıları ve şişkinliklerden birkaç hafta önce başlayan yorgunluk, düşük ateş, halsizlik, kilo kaybı ve eklem sertleşmesidir. Bu iki hastalık birbirinden çok farklı olmasına karşılık, ikisi de, bağ dokunun,  özellikle de kıkırdak dokunun (eklemlerin yüzeyini kaplayan doku) yıkımı ile karakterizedir. Kıkırdak aşınınca kemiklerin uç kısımları korumasız kalır ve eklemlerde ağrı, şişlik ve sertlik ortaya çıkar.

Bu nedenlerden dolayı kıkırdak dokusunun bütünlüğünü koruyan doğal ürünlere ilgi son derece artmıştır. Üstelik bu ürünler,  eklemlerdeki ağrıyı da iyice azaltmıştır. Bu kadar aydınlatmadan sonra gelelim bu doğal destek ürünlerine;

Glukozamin HCL; İçeriğindeki glukozamin, eklemleri bir arada tutan fibröz (bag dokusu) bir maddenin protein kısmı olan kolajen yapımını uyarır.  Kolajen, eklem kıkırdağı denen darbe emici yastığın ana komponenti olup, parmaklar, bilekler, dizler vb. vücut eklem kemiklerinin uçlarını örten yumuşak bir yüzeydir. Glukozamin, kıkırdak matriksindeki suyun tutulmasına yardım ederek kıkırdak yapısının beslenmesini sağlar. Kıkırdağı hasara uğratan enzimlerinde oluşumunu azaltır. Glukozamin sadece eklemlerin fonksiyonunu düzeltmekle kalmaz, aynı zamanda osteartrite bağlı ağrıyı da azaltır.

Condroitin Sülfat (Köpek Balığı Kıkırdağı); Eklemlerin etrafındaki kıkırdağın içinde yüksek oranda bulunur. Eklemlerin içine sıvı çekerek, eklemin beslenmesinin yanında, kemiğin her harekette rahatça kaymasını sağlar. Ayrıca condroitin, kıkırdağın yapı taşlarını kolajen ve diğer bileşenleri yenilemek için glukozamin ile birlikte sinerjik etki gösterir, (etkiyi arttırır).

MSM (Metil Sülfonil Metan), proteinlerin yapı taşları olan aminoasitlerin üretimi için hayati önem taşır. Glukozaminle birlikte kullanılınca etkinliği daha da artar. Kolajen üretimine katkıda bulunur ve artrite özgü ağrı, sertlik ve hassasiyeti önemli ölçüde azaltır. Antioksidan ve antienflamatuar etkileri vardır. MSM, kıkırdağı, bağları, tendonları ve eklem sıvısını korur. Glukozamin ve condroitinde, bazı ağrı kesicilerde görülebilen böbrek problemleri de görülmez.

Yapılması gerekenler nelerdir?

Eklemlerimizi düşmekten, çarpmaktan, burkmaktan korumalıyız. Eklemlerimizde ağrı, şişme, kızarıklık, hareket sınırlılığı gibi belirtiler ortaya çıktığında tıbbi yardım almalı, doktorumuza ya da eczacımıza danışmalıyız. Eklemlere güç veren fiziksel egzersizleri de hiç ihmal etmemeliyiz. Ayrıca bu ürünleri kullanmaya başlamadan önce fizik ya da ortopedi uzmanından eklemlerimizin film ya da MR’ını istersek, sıvı artışını bilimsel olarak da gözlemlemiş oluruz.

Unutmayınız ki,  en yakın sağlık danışmanınız doktorunuz ve eczacınızdır.

Sağlıcakla kalınız.

Bu yazı toplam 2846 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 55 53 Faks : +90 332 233 55 53