• BIST 118.540
  • Altın 392,888
  • Dolar 6,8599
  • Euro 7,7514
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 34 °C
  • İzmir 32 °C
  • Bursa 34 °C
  • Antalya 30 °C
  • Konya 34 °C

Bir Siyahi Pencere

Büşra BAKIRCI busrabkrc612895@gmail.com

Siyahın hâkimiyetini sürdürdüğü şu hayatımda, yine bembeyaz umutlarla uyanmıştım yeni güne. Dünya; maviden yeşile geçişli, içindekiler alacalı ve ben koskoca ummanda sanki tek siyahtım. Rengi bir göz içimde, bir dişlerimde  işte bir de avuçlarımda görürdüm ona da renk denilirse. Umutlarıma ne zaman hayıflanmanın ucu dokunsa kendimi ayna karşısında bulurdum. Uzatıp kolumu aynaya, omzumdan sarsar öyle de bir sahiplenir korurdum şu bir türlü sevdiremediğim rengimi. “Her şeyi seçebilirdi insan şu hayatta, bir varoluşu seçemezdi ya” derdim. Uzanır kayıp gidişi belli olmayan gözyaşlarımı siler, tesellim ile toparlanan bedenimin zor bela aynadan silinişini izlerdim.

İki lokma yemek için kahvaltıya oturup;  iki lokma yiyemeden sek kahvemin rengine odaklanıp, bir yudumdan sonra avuçlarımın içine bırakırdım başımı. İçimle dışımı bir tutarlardı ya hani, en çok da buna yutkunamazdım. Bir yudum kahve de kalırdı boğazımda tükürsem düşmez, yutsam inmezdi boğazımdan.

racsim.jpgDışım siyah diye, siyah olacak değildi ya içim. Bedenim siyahtı belki, ya ruhum? Deli tayların koştuğu kırlar kadar renkliydi, renkli olmasına da görebilen bir bendim yine bir bendim. Elalemin tiksinircesine baktığı, çoğu kez göz kaçırdığı şu rengimde her mevsim öyle farklıydı ki, kışı bile bir başka severdim. 

Anlamadığım, anlamlandıramadığım bir öteleme,  bir hiçe sayıştı maruz kaldıklarım. Hiç insan renginden dışlanır mı derdim?

Dünyam mı farklıydı, neydi evrende yaşamamıza engel olan? “Ben insan değil miyim derken, utanırdım kahveme gölgesi düşen ağlayan  kendimden.

Bir siyahi ben böyle düşünürken, ya diğer renktaşlarım  ne düşünürdü? 

Rengimiz birdi ya acımız? 

Ya kırgınlıklarımız.

Dışlanmışlıklarımız.

Oysa durup bir düşünsen; suyumuz birdi, aşımız da birdi.

Soluduğumuz hava bile birdi de bizi bize kırdıran rengimizdi.

Siyahtım ya ben hani simsiyah, kimsenin kabul etmediği rengim şimdilerde bir fikrin öznesiydi.

friendship.jpg“IRKÇILIK”

Tabi ya beni başka neyin öznesi yapabilirlerdi ki; siyahım kavruk rengim başka neyin konusu olabilirdi.

Kim benden Irkçılık olmasa bu kadar söz ederdi?

Bunları düşünürken, o kahvaltı sofrasından kalkıp ne ara gelmiştim annemin mezarına.

Bu kez farklıydı gelişim.

Bu kez özlemi dile getirmek değildi niyetim.

“Kalk anne diyesim vardı kalk anne” 

Siyahımla alay ediyorlar, beni şu cihanda yok sayıyorlar, kalk anne kalk çocuğundan iğreniyorlar” diyesim vardı. 

Dünyanın ayağa  kalktığı renktim ben anne; kiminin savunduğu kiminin sustuğu, kiminin yuttuğu, çocuklarını yanımdan kaçıran annelerin korkusuydum be anne.

Karar verdim anne, seslenmeliydim haykırmalıydım rengimi, utanmamalıydım kendimden.

Çünkü 

Bugün susarsam sanki tüm siyahlar sonsuza dek susacak asla söz hakkı verilmeyecek gibiydi.

Bugün susarsam bir daha asla sesim çıkmayacak gibiydi.

Ve bugün bu dakika beni okuyan sen, sen de susarsan hiç açılmayacaktı pencerem, güneşi görmeyecekti çiçeklerim. Üzerime ırk perdesi çekilecekti.

Sen de susarsan “IRK” kalacak  adım…

Bu yazı toplam 3953 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 55 53 Faks : +90 332 233 55 53