Yapay Zekâ Meslekleri Yok Etmiyor, Yeniden Şekillendiriyor
Yayınlanma:
Gelişen teknoloji ve her geçen gün hayatımızdaki yerini genişleten yapay zekâ uygulamalarının ileride bazı meslekleri yok edeceği konuşulmaya devam ediyor.
Gelişen teknoloji ve her geçen gün hayatımızdaki yerini genişleten yapay zekâ uygulamalarının ileride bazı meslekleri yok edeceği konuşulmaya devam ediyor. Bazı uzmanlara göre beyaz yakalı işleri, avukatlık, muhasebe gibi meslekler bu durumdan oldukça etkilenecek. İstinye Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Şenol Pişkin, yapay zekânın meslekleri yok etmeyeceğini, dönüştüreceğini söyledi. Robotlar ve yapay zekânın mesleklere olabilecek etkilerini paylaşan Pişkin, “Teknolojik dönüşüm, ezber bozan yepyeni kariyer yollarını önümüze seriyor. Yakında kartvizitlerde 'Robot Etkileşim Tasarımcısı', 'Dijital İkiz Mühendisi' veya 'Yapay Zekâ Etik Denetçisi' gibi unvanları sıkça göreceğiz” dedi.“Seri üretim hatları ile depo lojistiği operasyonları çok etkilenecek”Robotlar ve yapay zekâ hangi meslekleri öncelikli olarak yok edecek sorusuna Prof. Dr. Pişkin, şu yanıtı verdi:‘Yok etmek’ yerine ‘dönüştürmek’ kavramını kullanmak daha doğru olur. Tarih bize teknolojinin işleri ortadan kaldırmaktan ziyade evrimleştirdiğini gösteriyor. Örneğin, 19. yüzyılda dokuma tezgâhlarının otomatikleşmesi birçok el dokumacısının işini değiştirdi, ancak tekstil endüstrisini büyüterek bakım, tasarım ve makine operatörlüğü gibi yeni iş alanları yarattı. Bugün de benzer bir dönüşüm yaşıyoruz. Otomasyon ve yapay zekâ, doğası gereği tekrara dayanan, ölçülebilir çıktıları ve kesin kuralları olan işleri öncelemektedir. Bu bağlamda, seri üretim hatları ile paketleme ve depo lojistiği operasyonları ilk dalgadan çok etkilenecektir. Ek olarak standart raporlama süreçleri, veri girişi, belli kurallar çerçevesindeki muhasebe işleri ile müşteri hizmetlerinin yoğun tekrarlı kısımları da etkilenecektir. Sık sorulan soruların otomatik yanıtlanması vb.”“Problem çözme ile kriz yönetiminde insani dokunuş hala çok önemli”“İstihdam alanındaki temel sorunlar; beceri uyumsuzluğu, bölgesel veya sektörel eşitsizlikler, kısa vadeli iş kayıplarıyla onlara eşlik eden sosyal ve ekonomik gerilimler şeklinde olacaktır” diyen Prof. Dr. Pişkin, şöyle devam etti:“Gelecekte insana olan ihtiyaç, görevin niteliğine bağımlı şekilde daha çok şekillenecek. Çünkü tekrarlı, standartlaşmış veya ölçülebilir görevler, örneğin belirli kalite kontrol testleri, sabit üretim adımları yahut standart raporlama gibi, robotlarca üstlenilebilir. Ancak karmaşık klinik kararlar ve hasta-doktor iletişimi gibi görevler bağlamsaldır, empati gerektirir. Ahlaki değerlendirmeler, yaratıcı tasarım süreçleri, liderlik, öngörülemeyen durumlarda esnek problem çözme ile kriz yönetiminde insani dokunuş hala çok önemlidir. Robotlar hassas manipülasyon ve ağır yüklerin taşınması gibi alanlarda çok yüksek kapasiteye ulaşsa bile, bu ‘neredeyse tam’ bir devralmadır. Bir sistemin güvenli, etik ve bağlamsal doğruluk gerektiren son kararı ise insan uzmanın sorumluluğunda olacaktır.”“İşsizlik korkusunun bir kısmı gerçekçi”Otomasyonun toplumda yaratacağı işsizlik korkusuyla ilgili de konuşan Pişkin, şunları söyledi:“Bu korku yeni değil. 19. yüzyılda İngiltere'de Luddite hareketi, dokuma makinelerinin işlerini çalacağı korkusuyla makinelere saldıran işçilerden oluşuyordu. Korku anlaşılabilirdi ancak gerçek, makinelerin uzun vadede refahı ve yeni iş kollarını beraberinde getirmesi oldu. Bugün de korku anlaşılabilir, ancak tek gerçek bu değil. Tarihte her büyük teknolojik devrim net iş kaybından çok, işlerin niteliğinin değişmesine yol açtı. İşsizlik korkusunun bir kısmı gerçekçi zira teknolojik dönüşümler belirli işleri azaltabilir; bu süreç bazı grupları orantısız şekilde etkileyebilir. Fakat tarihsel açıdan bakıldığında, yeni teknolojik dalgalar benzer biçimde yeni sektörler, meslekler ayrıca ekonomik fırsatlar da yaratmıştır. Burada kritik olan geçiş sürecinin yönetilmesidir: devlet politikaları, eğitim kurumları ve iş dünyası eş güdümlü hareket ederek yeniden beceri kazandırma ve yetkinlik artırma programlarını büyütürse ‘işsizlik korkusu’ görev dönüşümü ve yeniden konumlanma şeklinde daha çok tezahür eder. Aksi halde kısa-orta vadede yapısal işsizlik artabilir. Ayrıca kısa-orta vadede gelir eşitsizliği ve sosyal güvensizlik de artabilir ki asıl risk de budur. Doğru politikalar (yeniden eğitim, sosyal koruma ağları) ve bireysel öğrenme odaklı bir kültür ile bu geçiş yönetilebilir.”“Toplumun bir kesiminin tamamen 'oyun dışı' kalması riskler arasında”Risklerle ilgili de konuşan Profesör, “Eğer doğru adımlar atılmazsa, bizi bekleyen en büyük tehlike toplumun bir kesiminin tamamen 'oyun dışı' kalması, yani derin bir ekonomik ve sosyal dışlanmadır. Yani, toplumsal kutuplaşma ve ekonomik eşitsizliğin tarihi seviyelere çıkmasıdır. Ayrıca, etik ve regülasyon altyapısı oluşturulmadan kontrolsüz gelişen yapay zekâ sistemlerinin önyargıları pekiştirmesi, mahremiyeti ihlal etmesi ve manipülasyon aracı olarak kullanılması diğer kritik risklerdir. Bu riskleri yönetmenin yolu ise teknolojiyi yasaklamaktan değil; eğitimi dönüştürmekten, kapsayıcı sosyal politikalar üretmekten ve etik kuralları en baştan koymaktan geçiyor” dedi.“Sadece 'yapan' değil daha ‘nazik’ esnek robotlardan bahsediyoruz”Son yıllarda robotikte yaşanan en kritik teknik gelişmeleri de aktaran Pişkin, şöyle konuştu:“Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Artık sadece 'yapan' değil, derin öğrenme sayesinde 'gören', doğal dili 'anlayan' ve yumuşak robotik tasarımları sayesinde çevresiyle daha 'nazik' etkileşime giren esnek robotlardan (soft robotics) bahsediyoruz. Sensörlerin ve Lidar teknolojilerinin ucuzlayıp hassaslaşması, robotlara adeta yeni duyular kazandırdı. Tarihsel olarak fabrikalardaki kaba kuvvetten, satrançta insanı yenen zekaya ve bugün cerrahi operasyon yapan hassasiyete evrilen bir yolculuk bu. Kritik gelişmelere birkaç örnek daha vermek gerekirse:
- İnsansı ve Biyonik Robotlar: Denge, yürüme ve nesne manipülasyonunda olağanüstü ilerlemeler.
- Bulut Robotik ve Swarm (Sürü) Zekâsı: Robotların birbiriyle ve merkezi bir sistemle veri paylaşarak koordineli çalışması.
- Beyin-Bilgisayar Arayüzleri (BCI) ve Nöro-Robotik: Düşünce ile robot kontrolü konusundaki ilerlemeler.
- Gelişmiş Algılama ve Bilgisayarlı Görü: Çok duyulu (sensör füzyonu) ve bağlamsal anlama yeteneklerinin artması.