• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 17 °C
  • Bursa 17 °C
  • Antalya 17 °C
  • Konya 10 °C

Yaşlı mısınız? Yaslısınız!

Zülal Günal

Merhaba… Uzunca bir aradan sonra sizlerle yeniden bu platformda buluşmak oldukça keyif verici… İnşallah hepinizin hayatı parlak ışıklar altında ve sizlerde bunun farkındasınızdır… Bana gelince yaşlı annemin bakımı ve bakıcıları ile uğraşacağım derken velhasıl bir türlü sizler ile buluşamadım… Bu yazımda bir makale incelemeyecek ve size akademik ya da eğitici bir gönderimde bulunmayacağım… Bu defa sadece ve sadece doğal yoldan hayatın tam da içinden derinlere yani benim hayatımdan bir kesite inerek kalp atışı ile alakalı bir hususu aktarmaya çalışacağım… Ne olduğunu fazla merak etmeyin hemen söylüyorum: YAŞLILARIN BAKIMI!

yasli.jpgİnanın yaşlanmak bir değer ama yaşlı olmak adeta bir yas durumuymuş… Neden mi? 89 Yaşındaki annem için gelen giden tüm bakıcıların ve çevremde aynı sorun ile boğuşan tüm yakınlarımın derdi anladığım kadarı ile ortak ve tek başlık ile sınırlı… Başlık ne mi diyeceksiniz? ‘GÜVEN’ Güven yoksa yastasınız!

‘Güven’ konusu irdelendiğinde etrafınızdan duyacağınız seslerin birbirine çok benzer olduğunu anlarsınız. Hemen hemen herkes, sevdiklerinin güvenlerini yıkmasından, çocuklarınızın büyüdükçe ebeveynlerini daha az dinler olduklarından, eşlerin birbirlerine gösterdikleri fedakarlıklara rağmen birbirlerini fark edemez olduklarından ve iş yerinde katkılarının göz ardı edildiğinden şikayet edip duruyor ve ‘Artık güvenim kalmadı.’ cümlesinde sağlam bir lojistik yapılmış bile… Yani artık insanların çoğu bir güvensizlik deposu oluşturmuş ve bu depoya artık ‘GÜVEN’ olgusunu almama dolayısı ile bir daha üzülmeme yoluna girmiştir. Sizce bu sonuç ne kadar doğru ve ne kadar pozitif bir yaklaşım? Güven duygusunun yitirilmemesi için sataşma ve sürtüşmeye girmeden, gerek kararlarımıza gerekse iletişimimize sekte vuran yüksek maliyetlerden kurtulmak çok mu zor? Ailemiz, iş çevremiz, arkadaşlarımızla iletişimimizde bile sorun yaşadığımız, maliyeti yüksek hızımızı düşüren bu olgu yaşlılarımıza destek olmak, bakmak, asiste etmek üzere ihtiyacımız olan bakıcılarda bir boyut daha kazanıyor ki sormayın!

Ailenizin içine giren yabancı bir bayan ile kültürünüzü, ihtiyaçlarınızı ve güveninizi paylaşmak mecburiyetinde kalıyorsunuz ve artık diğerlerine sergilediğiniz ‘Güvenmiyorum; hayatımdan çıkarttım.’ tavrınızı da içinize hapsetmek zorundasınız... Aksi halde ne mi olur? Emanet ettiğiniz canınız kanınız anne veya babanız zarar görür; hırpalanır; bakıcı işi bırakabilir; yenisini bulmak zaman ve daha yüksek maliyeti gerektirir; yeni baştan işleri güçleri anlatmanız ve yeni geleni eğitmeniz yeni bir stresi karşılayacak enerji gerektirir. Bu soruna bir de etrafınızdaki diğer insanların anlayışsız, dini vecibelerin gereklilikleri ile uyuşmayan ve etik olmayan tavırları ile de mücadele eklendiğinde vay halinize ki siz daha yaşlanmadan yaslı yapar; anne veya babanız ise hem yaşlı hem yaslıdır.

‘Güven’ daima size gerekli olan ve asla artıp eksilmeyecek bir sabitlemeye ihtiyacı olan bir duygudur. Kendinizi onu kazanmaya veya kaybetmeye programlı hale getirirseniz bu program davranışlarınızı yapılandırır ve duruma göre hal sergiler… Oysa sizde yaşlandığınızda yaslı olmak istemiyorsanız öncelikle kendi içinizde bilahare dış çevrenize karşı sabit bir güven tavrında olmalı ve bu tavrı yansıtmayı becerebilmelisiniz. Örneğin en azından yaşlılarınıza destek olmak üzere evinize almış olduğunuz yardımcı bayanı günü sıfırlayarak sabırla ve büyük bir gayretle eğitmek gibi… Eğitmezseniz zaten yeni gelende ondan farklı olmayacak çünkü yardımcı veya bakıcıların genel karakteristik özellikleri tecrübelerime binaen hemen hemen aynı çizgide kendisini belli ediyor… Nasıl mı? Genelde eğitim amaçlı bir bildirim istek belirttiğinizde dinlemiş ve anlamış gibi görünüyorlar ama yine bildiklerini okuyorlar…Siz %100 bilgi aktarmayı deneseniz de ki denemeye devam ediniz sonuç %10 aktarımla nihayet buluyor!  Hatalı ve yaşlınız için hayati önemi olan bir olguyu güzellikle söyleseniz bile ‘Ben yapmadım.’ savunması ile karşı karşıya geliyorsunuz ve mutlaka her söylediğinize bir cevapları var… Kendi standartları dışında herhangi bir istek, uygulama, eğitim, yol gösterme ve hatta talep bildirmeye açık değiller… Dolayısı ile sorunun çözümü dönüp dolaşıp paraya dayanıyor. Başka bir deyişle yaşlıysanız yaslı olmamak için gençliğinizde mutlaka yaşlılık zamanlarınıza maddi yatırım yapmanız şart diyorum. Belki birden fazla çocuk sahibiyseniz ve çocuklarınızda hayırlı çıkarsa ve maddi durumları da iyiyse belki size beklediğiniz kadar ya da daha fazlası kadar destek olurlar; ancak tek çocuk sahibiyseniz işiniz oldukça güvene dayalı gibi görünüyor. . . Evladınıza güvenseniz gelin veya damada güvenebileceğiniz belirsiz! Hadi onlarda size güven verdi diyelim maddi güçleri sizin bakımınızı üstlenecek seviyede olacak mı? Diyelim ki bir müddet oldu… Sizin durumunuz ne şiddette hastalıkların çemberinde olacak? Sizi, Allah korusun belki bir yürüme, belki bir kanser, belki demans, belki Parkinson sıkıntısı bekleyecek! Bilemeyiz! Bu hastalıkların her biri maddi ve manevi ciddi yükü olan hem kişiye hem yakınına savaşma taktikleri uygulamanın sorumluluklarını yükleyen rahatsızlıklar… Baş edilmesi zor! Dolayısı ile gözü yaşlı ve ruhu yaslı olmamak için kalbi paslı olmayan bir gençlik dönemi yaşamanız yada o dönemi atlattıysanız bile empati çemberinizi 360 derece genişletmenizi öneririm. Yani özetle yaşlılara karşı ihtiyaç halinde ya da elinizden gelen maddi manevi desteği vermeye değil gücünüzden çok daha fazlasını vermeye beyninizi odaklayın… Sevginin gücüne inanın ve o gücü güvenin temel taşı yaparak güveninizi olaylara, kişilere ve durumlara paralel iniş çıkışlardan korumak için kalbinize sabitleyin… Kalbin pasını sadece güven silecektir ve boş olacağını bilseniz bile güvenmekle Allah katında da bir kaybınız olmaz… Unutmayın ki bir gün sizlerde yaşlanacaksınız ve yaşlandığınızda sizler anne ve babalarınıza nasıl baktıysanız size de birilerinin aynını iade edeceğini göreceksiniz. Yeter ki o zaman gelmeden ve ‘Bizim ne olacağımız belli değil!’ olgusuna esir olmadan önce yaşlı olmanın gerekliliklerini ve o gerekliliklere gençlikte alınacak önlemlerin farkında olalım. Bu farkındalık çemberi aslında çok büyük olsa da ana hattı ile şunları bilmenizde fayda var. Ruhen bir yaşam gücüne ihtiyacınız olacak. Size özel bu gücün ne olduğunu keşfetmek ve gerekli önlemi almak size kalmış! Maddi olarak özel bir bakıcı tutabilme gücünüzün zorunlu ihtiyaçlarınızı karşılama gücünden yüksek olması gerekiyor ki ortada kalmayın! Bu ayarı belirlemek ve önlem almak şu anda vereceğiniz kararlara bağlı… Kas gücü gerekli olacak ki gençliğinizde ne kadar spor yapar ve kasları dirençli kılarsanız yanınıza kar… Kemik erimesi ile mücadele etmek zorunda kalacaksınız ki özellikle 35-40 yaşına kadar alacağınız tedbirlerin %75 oranında yararlı olacağını ve bu yaştan sonra alınacak tedbirlerin %50 altında etkisi olacağını şimdiden biliyor olmalısınız. Emekli olduktan sonra hastalıkların, hareketsizliğin, beyin hücre ölümünün sizi üzmemesi için özel uğraşlar neler olabilirse şimdiden bu uğraşların maddi / manevi temellerini atmalısınız… Her şeyden önce eşinizi ve işinizi doğru seçmeli ve bunları seçerken maddi güçlerden ziyade en kötü zamanlarda sizi taşıyacak ve destekleyecek manevi güce ve geniş çaplı bir Allah korkusuna sahip olmanızı gerekir.

Aeschylus’un dediği gibi ‘İhtiyarlık, gençlikten daha adildir.’ Ne güzel söylemiş Andre Maurois: ‘ İhtiyarlık denen şey beyaz saçlardan ve yüz buruşukluğundan ziyade artık geç kalındığı, oyunun oynanmış olduğu ve bundan sonra sahnenin başka bir nesle ait olduğu duygusunu hissetmektir.’ diye… Sözün kısası yaşlılık bir öğrenme zamanıdır. Hayatı, anlamını, insanları, gerçek ve sanal olanları, değerleri, hataları, boşa heba edilen yılları, dünya çemberinin içindeki hücrelerin %95,5’ini ve ilaveten öte tarafın %50,3’ünü anlama ve öğrenme dönemidir ki her yüzdeyi tamamlama şansı geride kalan yaslı döneminiz ile sınırlı! İşte bu yüzden sırf bu yüzden hem yaşlı hem yaslı olmamak adına veya yas dönem oranınızı azaltmak bağlamında gençliğinizde kendinize özel her türlü önlemi almanın planını yapmaya başlamalısınız. Bunu yapmazsanız bakıcı ve yardımcıların standart davranışlarının kamçısı sizleri bekliyor olacak ve en yakın sevdiklerinizde bu kamçıdan nasibini alacak…

Bir sonraki yazıma kadar yaşlılık dönemi yaslılık yüzdesini en aza indirgeme hedefine yönelik, güven taktiklerini dans ettireceğiniz bir strateji belirlemeniz dileği ile Allaha Emanet Olunuz. 

Bu yazı toplam 926 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62