• BIST 86.072
  • Altın 251,269
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • Bursa 25 °C
  • Antalya 24 °C
  • Konya 24 °C

Spor Tadında Yaşam

Ecz. Hülya Özsümen TUĞYAN

Sevgili Okurlar,

Hayatımızın gençlik yılları (eğitim, hayata atılma, iş, güç, kendini kabul ettirme, cemiyette yer edinme vb derken), orta yılları çalışmak, emeklilik yıllarımız da sağlıkla mücadele etmekle, savaşmakla geçip gidiyor. Yani bu dünya hayatına yavaş yavaş elveda demeye başlarken, 2. kez hayatla bir mücadele, yoğun bir stres ortamına giriyor, altın kızlar, altın delikanlılar.

Özellikle bizim toplumumuzda orta ve ileri yaşlar rahat, huzur, dinlenme yerine, çile, sıkıntı, problem, sağlık sorunları, çoluk çocuk problemleri derken bir yığın dertle karşı karşıya kalıyoruz. Türk toplumu olarak bizler hayata bir Avrupalının bakış açısı ile bakamıyoruz. Biz çilekeş, arabesk bir toplumuz aslında.

Geçen sene Antalya Belek’te kış ayları lüks bir otelde tatile gittim. Akşam olunca Alman turistler hepsi de neredeyse 70’li yaşlar uzun süre Türkiye’ye tatile gelmişler. Gece dans, eğlence, gündüz deniz, yüzme, yürüyüş, dolu dolu hayatlarını yaşıyorlar. Bizim inanç ve yaşam tarzına uygun olmamakla beraber, devamlı spor ve yürüyüş yapıyorlar. Çok mutlu ve tasasız, hep güler yüzlü, dünya umurlarında değil, rock and roll yapıyorlardı müzik eşliğinde. O kadar pozitif ve sevimlilerdi hep gülümseyerek izledim.

Biz de ise durum çok vahim. Gençliğinde sigara içmişse zaten 50 yaşına, hatta gelmeden işi bitmiş durumda. Kanser, şeker, en basiti solunum yolu hastalıkları, kalp, tansiyon, damar tıkanıklığı, varis, kolesterol.

Hasta portföyümüze baktığımız zaman şunu çok iyi gözlemleyebiliyorum ki, 50 yaşın çok altında ciddi sağlık problemleri yaşıyor insanlarımız. Hiç sigara içmiyorum, 50 yaşındayım ve sağlığım yerinde diyen görmedim. Hele sigaranın cilt rengini kara sarı bir renge dönüştürmesi beni çok rahatsız ediyor. Gözaltlarında genç yaşlarda bile koyu halkalar, kötü bir görünüm sergilemekte.  Ha bu kadar olumsuz tabloyu neden gözümüzün önüne çizdin derseniz tabi ki benim de alternatif önerilerim olacak sizlere.

spor.jpg

Her şeyden önce sağlıklı yaşam devlet politikamız olmalı. Yani devlet bu işe el atmalı. Sağlıklı yaşam yürüyüşleri düzenlenmeli. Bisiklet turları, spor ve çeşitli aktiviteler devamlı teşvik edilmeli. Televizyonlardaki yemek programları yerini nasıl sağlıklı ve damak zevkimize uygun, düşük kalorili beslenme programlarına bırakmalı. Benim çok yakınlarım var ve etin tadını bozar diye yanında salata yemiyor, sebze tüketmiyor. Maalesef kadınlar gün programlarında pasta, börek ziyafetlerini engelleyemedik. Artık herkes hastalık sohbeti yapar oldu. Belediye başkanlarımız ve yöneticilerimiz öncülük etseler de pazar yürüyüşleri, bisiklet turları yapılsa, dönem dönem yapanlar var ama sayıları çok az. Böyle giderse sağlık problemi ciddi bir ülke sorunu haline gelecek.

Geçenlerde bir komşuma gittim ve evin 8 yaşındaki oğlu 3 – 4 saat iki büklüm cep telefonuyla oynadı. Duruş ve oturuş pozisyonu zaten çok bozuk, bir ara başını daha kaldırmadan annesinden su istedi. Bu yaştaki çocuğun durumu böyle mi olmalı?

Sağlıklı bir toplum için, damak tadında yaşam değil, spor tadında yaşam diliyorum.

Hepinize sağlıklı günler.

Bu yazı toplam 2550 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62