• BIST 93.669
  • Altın 281,313
  • Dolar 5,9006
  • Euro 6,5049
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 22 °C
  • Bursa 19 °C
  • Antalya 23 °C
  • Konya 20 °C

Ölüme Hazırlık Mümkün mü?

Zülal Günal

Merhaba… Bugün sizlere oldukça kederli bir ruh hali ile yazacağım çünkü en yakın dostum, arkadaşım, can yoldaşım, komşum, 25 yıllık gönül arkadaşım Necla Hanımın vefatı ile yıkık bir duygu seli içerisinde sesleniyorum. Bu vesile ile bir kez daha ölümün acı ruhunu ecelin karanlık yüzünü tazelemiş oldu ruh halimiz… Yakınları onu sevenlerin vefat haberine katlanma hallerini gözlemlerken ağızlardan dökülen ‘Nasıl dayanacağız doktorlar her an her şeye hazır olun diyor ama hazır olmak nasıl mümkün olabilir’ şeklinde yorumlar beynimi kemirdikçe bende bu sorulara doğru yanıtın ne olabileceğini düşündüm…

Öncelikle ani gelişen hastalıkları karşılamayı bilmek gerek bence… Kendimizi ‘3 D’ dediğimiz duygu düşünce ve davranış modelinden arındırarak olaya ve çözüm odaklı olmaya yönlendirmeyi bilmek gerek… Hiç anlayamadığım bir şey var Türkiye’de o da yoğun bakımdaki hastalara neden terapi hizmeti verilmediği.. Bence yoğun bakımda olan ve ruhsal terapiye ihtiyacı olan hastalara neden orada oldukları hastalıklarının ne olduğu ne kadar zaman kalma ihtimali olduğu yakınları ile niçin kısıtlı görüştürüldükleri bir psikolog tarafından açıklanmalı ve bu hizmet tıpkı doktor vizite saati gibi ayrı bir saate programlanmalı… Belki yoğun bakıma tedavi amaçlı veya oradaki kişiyi rahatlatacak bir terapi müziği dinlettirilmeli... Sevdiklerinin daha fazla yanında kalmasına izin verilmeli… Sadece hastayı değil geride kalan ana baba eş oğul gibi yakınlarında psikolojisi düşünülmeli… Bu bağlamda yoğun bakıma hastanızı ziyarete girdiğinizde öncelikle gözyaşlarınızdan kendinizi arındırmalı ve bir ön prova yapmalısınız. Ona sadece geleceğe dair vizyon içeren neşeli ve yaşama bağlayıcı neşeli umut dolu cümleler dinlettirmelisiniz. Buna önce kendiniz hazır olmalısınız yani yoğun bakım ünitesine bağlı yüzünde maskeler olan ve muhtemelen gördüğünüzde yüreğinizin kaldırmayacağı manzaralara kendinizi alıştırmadan içeri girmeniz çok yıpratıcı olacaktır.

olum.jpg

Ölüme gelince ölüm bir boşluk bir karanlık demektir. Karanlıkta yürümeyi bilmiyorsanız ölümü karşılayamaz ve bunalırsınız… Karanlığa alışmak ve onunla bir müddet yaşamak zordur. Ölüm kapıyı çaldığında acıdan kendinizi arındırarak cenaze namazını planlamak ve defin işlemleri ile uğraşmak hem yıpratıcı hem de risklidir çünkü birileri bu işleri yapmanızda size yardımcı olur veya destek verir ama siz kendinizin farkında olmadığınızdan bir müddet sonra keşke şöyle yapsaydık keşke böyle yapsaydık dersiniz… Ölümü dini bilgi olmadan ruhun nereye nasıl vardığını bilmeden karşılamak ve dayanmak ta zordur çünkü büyük bir özlem kaplar içinizi ve siz aslında gidenin nereye gittiğini yanında yeterli dua olup olmadığını ilk gece sorgu sual de zorluk çekip çekmeyeceğini düşünmekten ziyade kendinize odaklı olarak bundan sonraki süreçte onsuz ne yapacağınız ile dolar beyniniz.. Oysa siz bu ayrılığın geçici olduğunu düşünmelisiniz… Hepimizin gideceği yer orası olduğuna göre aramızdan ayrılan kişinin geçici bir süre dönüşü olmayan bir tatile çıktığına beyninizi odaklamak en iyi çözümdür bence ve özleminizi fotoğraf ve videolarda gidermek bir nebze ruhunuza su sıkacaktır. Bu bağlamda yaşantınızda sizden sonra geridekilere kalacak güler yüzlü fotoğraf ve video bırakmakta bir sorumluluk işi… Ölüme katlanabilmek için içinizdeki boşluğun kanalını doğru yere akıtmalısınız yani dünyevi düşüncelerden kendinizi arındırarak elinizin altında olan bir insan vücudunun mekân değiştirdiğini ve artık onunla sadece mezarlık irtibatında olacağını kabullenmelisiniz. O yok olmadı yeri değişti ve artık onunla konuşmanız ona dua göndererek irtibatta olmanız mümkün ama siz iç acısı ile bu duyguya kavuşamayabilirsiniz. Ölüme tepeden bakmak gerek yani bir oyunun içindeyiz ve oyunculardan birisi birden elimizden kayboluyor ve bu kayıp bize duygusal çöküntü yaratıyor hele o kişi can ciğerimizse… Oysa oyuncunun bir başka takıma geçtiğini ve orada Hak tarafından daha büyük bir mekânda bulunduğunu fark etmek gerek… Yine dünyada olduğu gibi ona temennileriniz olacak belki bu bir çay içmek değil ama öteki dünyada komşularının iyi olması, berzah âleminde ruhunun rahat olması ve kabir azabının olmaması yönünde bir eyleme geçer ve artık eylemin boyut ve mekan hedefini değiştirmesi gerektiğini fark ederseniz ve bir gün orada buluşacağınızı hatta vefat eden yakınınızın da ailesi ile buluşmanın mutluluğunda olacağını düşünürseniz ölümün acısına katlanmaya hazırsınız demektir.

mezar.jpg

Ölüme hazırlık mümkün sadece Allaha inanmak ve onun talimatına tefekkür etmek önemli ama yine aklınızda açıkta kalan sorular olacaktır ki bu soruları cevaplamak için belki eskiden olduğundan daha fazla ilahi ilimleri araştırmaya başlayacak ve belki de can kaybınızla ilgili daha büyük bir olgun ruh haline bürüneceksiniz. Tüm bunları başarabilmeniz için öncelikle neyi nasıl yapmanız gerektiğine kendinizi odaklamalısınız. Bir kayıp yaşadığınız tamam ama o kaybınızın aslen bir kayıp olmadığını kabullenmelisiniz. Elinizde size göre kayıp olan ve özlem dolu yeni bir sürecin başlayacağı durumunuzu bu özlemi nasıl idare etmeniz gerektiği ile kapatmalısınız. Mezar ziyareti yaptıkça aslında içinizdeki boşluk gün geçtikçe dolmaya başlayacak ve vücut yokluğunun aslında bir yokluk olmadığını yok olanın ruh olduğunu ve o ruhunda berzah âleminde yaşadığını o kişiyi rüyalarınızda gördükçe kavramaya başlayacaksınız. Artık onunla irtibatta olabileceğiniz en büyük kanalın rüyalarınız olduğunu görecek ve rüyalarınıza daha çok değer vereceksiniz.

Bu süreç size ölümle baş etmeyi ve kayıp ettiğiniz insanın acısına katlanmayı öğretecek. Onun ruhuna dua ettikçe rahatladığınızı göreceksiniz. Özlediğiniz zaman fotoğraflara bakarak yaşama devam etmeyi öğreneceksiniz. Allah’ın size gaflet gömleği giydirerek sabır verdiğini hissedecek ve daha çok kendinizi dua okur zikir çeker halde bulacaksınız ve belki de Allah’a daha çok yakınlaşmayı kavrayacaksınız. Yine bu süreçte evden dışarı çıkmak kendinizi işe vermek ve mümkün olduğunca yalnız kalmadan dışarda zaman geçirmek size iyi gelecek. Tüm yakınlarını kaybedenlere sabır güç kuvvet diliyor ve Allah’tan can kaybı olan kişilere rahmet diliyor ve sizleri bir sonraki yazıma kadar Allaha emanet ediyorum. 

Bu yazı toplam 3070 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62