• BIST 104.123
  • Altın 269,913
  • Dolar 5,7712
  • Euro 6,3583
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Bursa 23 °C
  • Antalya 27 °C
  • Konya 18 °C

Merhaba Türk Milleti Merhaba Duygu Vizyonerleri

Zülal Günal

Merhaba Türk Milleti…Merhaba ’30 Ağustos 2019’… Merhaba Tüm Kuşaklar… Bugünkü konumuz sanırım anlaşıldı değil mi?

‘30 Ağustos’ tarihi duyduğunuzda hemen aklınıza ‘Zafer Bayramı’ gelir eskilerdenseniz!

Yeni Nesil bu tip bayramları tanımıyor demiyorum çünkü nihayetinde tatil olan bir günü her nesil sever diye düşünüyorum… Üstelik bir tarihin yanına ‘bayram’ kelimesi gelince bu tatil sevincine bir de coşku ve kutlamalar ilave oluyor ya ne keyifli değil mi? Zira hepimizin bol bol kutlama, şenlik ve coşkuya ihtiyacı var üzerimize yapışan stresler ve ruhsal dünya kirliliklerden arınmak için… Bütün bunlar iyi ama özellikle yeni neslimize ve gençlerimize biraz da neyi? neden? Niçin? yaptığımızı aşılayarak yaşlanmamız gerekiyor çünkü bu sorgulama kavramlarını öğretmediğimiz müddetçe onları robotik dünyaya daha hızlı alıştırmış ama insani boyutu olan tarih kavramlarından uzaklaştırmış ve hatta analiz yeteneklerine bir kıvılcım katmamış olacağız… Dili buralara vurmuşken çok sıkmadan özetle 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın sadece zafer bayramı olmadığı ‘Zafer ve Türk Silahlı Kuvvetler Bayramı’ olarak anıldığını da vurgulamak isterim ki genelde bu tam isim atlanmakta…

zafer_bayrami.jpg

Bu bayramın köküne indiğinizde 26 Ağustos 1922 Yılı’nda başlayan ve beş gece devam eden BÜYÜK TAARUZUN Türk Ordusu’nun elde ettiği çok önemli bir zafer olduğunu tespit edersiniz. Burada en önemli husus taarruzun PLANLANMA sürecinin BÜYÜK GİZLİLİK ve TİTİZLİK içerisinde gerçekleştirilmiş olmasıdır ki özellikle benim verdiğim tüm liderlik ve yönetim eğitimlerinde tüm kuşaklara planlama, titizlik ve gizlilik kavramlarının en önemli etik davranışlar olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Tarih bilgilerini incelediğinizde Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yanında bulunan sadece birkaç mesai arkadaşının haberdar olduğu bu gizli zafer vizyonunun nasıl güzel bir titizlikle yönetildiğini fark etmemek mümkün değil…

Bu zafer neticesinde Türk Ordusu’na sayısız tebrik telgrafı geldiğini biliyor muydunuz? Bu telgraflara kanını veren şehitlerimiz sayesinde 97. Yılına ulaşan müthiş bir bayramı bugün yaşamaktayız. Bu nedenle onlara da bu vesile ile bir ‘Elham’ bir ‘Fatiha’ okuyarak kutlamalarımıza duygu ve vefa katarak ilerlemeyi öğrendik mi? Umarım öğrenmişizdir zira ölmüş ve şehitlerimizin ruhuna dua göndermeyi belki de bir adet haline getirmek gerekiyor… Nedense ölüm hep korkutucu gelir insanlara ama unutmamak gerekir ki ölüm çok şeyi öğretir ve geride kalanları eğitir fakat insan oğlu bu konuyu pas geçmeye meyillidir çünkü orada karanlık bir nokta vardır ve o dehlize zamanı gelmeden bir göz atıp neler olabileceği konusunda kendisini üzmek yormak istemez. Bu bağlamda da ne ölüme ne zafere alışmak kolay değildir… Bir taarruza karar veriyorsanız o kişi konu veya olayı kayba hazırsınız demektir. Başınıza neler geleceği ile ilgilenmezsiniz çünkü bıçak kemiğe dayanmıştır ve vizyonunuz ya sizindir ya da ölerek onu başkasına kanınızla emanet etmeye hazırsınızdır. Dolayısı ile vizyonu kazanırsanız zafer sizden yana kaybedersiniz geride kalanlardan yana olacaktır. Bu nedenle cesaretli gözü kara insanlığa değer veren kişiler taarruzun en önündedirler tabi ki ama asıl gönüllerde en önde vizyoner olan ve bir vizyonu kalplere kazıyanlardır.

Siz hiç içinde ölüm ihtimali olan ve ölümü karşılamaya coşkuyla gidecek ruhta olan bir toplumu gözleriniz ile gördünüz mü? Günümüzde trafikte bile birbirine yollarda yaşlısına saygısı kalmamış her şeyini gençlere adayan büyüklerin toptan bir araya gelip iyi geçinip tek bir vizyon üzerinde yol alacağını düşünürken gözümün önünde neden soru işaretleri beliriyor acaba? Bu sorunun yanıtı belki de kazanılan Dumlupınar gibi bir savaş ayrıntılarını incelemekte belki ordunun karakteristik özelliklerini savaşan askerlerin duygu yapısını incelemekte geçiyor! Belki de yine o zafer içinde paylaşılamayacak bir duygu rantı vardır!

 Lafın kısası şu ki amacım her zamanki gibi sizleri bugünün güzel ve tam coşkulu manasına özel düşüncelere boğmak… Belki yeni bir duygu taarruzuna işaret etmek belki tarih bilgilerinizi tazelemeye davet etmek belki Ne? Neden? Niçin? Nasıl? Kim? İçin yapıldı versiyonunu sizin düşünce yapınıza hitap eden kısmını hatırlayama davet etmek….

Hangi kuşaktan, hangi meslekten, hangi düşünce yapısından, hangi duygusal zeka tipinden olduğunuzdan bağımsız tek bir zafer altında toplanma vizyonunu çizmeniz ve bugünün coşkusuna yakışır şekilde Türk olmamızın duygusu ile kendinize, geçmişinize, ülkenizin tarihine, duygularınıza ve 360 derece düşünce biçimine hakim olarak yaşamanız dileği ile tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor ve bu ülkeyi yaşanır kılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere geçmiş ve şimdiki tüm liderlerimiz ve ekiplerine teşekkür etmek istiyorum. Bir sonraki yazıma kadar Allaha Emanet Olunuz.

bayram-001.jpg

Bu yazı toplam 2853 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62