• BIST 95.933
  • Altın 240,971
  • Dolar 5,8840
  • Euro 6,5859
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Bursa 21 °C
  • Antalya 20 °C
  • Konya 18 °C

Mavi Balina

Büşra BAKIRCI busrabkrc612895@gmail.com

Bilirsiniz ki balinalar sıcakkanlı hayvanlardır.

Pekâlâ, ya MAVİ BALİNA?

Böylesine sıcakkanlı bir hayvan neden intihar figürü olarak seçilmiş olabilir?

Nasıl oluyor da bir balina size; “Yüksek bir binaya çık”, “Koluna balina resmi kazı”

“Ve son görevin kendini öldür ve kurtul” komutları verebilir?

2015 yılına damga vuran Mavi Balina vahşetini birçoğunuz duymuşsunuzdur. “Genç kesimi katleden bir düzenek” desek daha mı doğru olurdu?

22 Kasım 2015.

Rusya’da Rina Palenkova isimli bir kız çocuğunun selfie çekip, ardından intihar etmesiyle başladı. Ölümü sosyal platformlarda fazlasıyla gündeme geldi. Öyle sandığınız sosyal bir platformda değil; yoğunlukta depresyon hastalarının yer aldığı ergen tayfa dediğimiz grubun ruhsal bozukluklarını yansıtan bizzat öyle kişileri içinde barındıran bir sohbet odaları.

Burada birbiri ile sohbet ettiğini sanan gençler öylesine bir girdap tuzağı ki, birbirlerine akıl almaz hikâyeler anlatıp, bilinçaltlarına gönderme yapıyorlar. Etkili olması adına anlattıkları hikayeleri destekleyici görsellerle birleştiriyorlar. Öylesine karanlık, öylesine tehditkar.

mavi_balina.jpg

Rusya’da başlayan oyun, sosyal medya ile tüm ülkelere yayılmaya başlıyor. ABD, Hindistan, Ukrayna, hatta Türkiye bile. Beyin nasıl ki ihtiyacı olan nöronları bir o kadar hızlı üretip yeniliyor, oyun da bir o kadar hızlı kurban buluyordu. İnceden inceye işlenmiş bir kurgu, tıkır tıkır işliyor.

Peki, balinanın böylesine bir kurguda yeri ne?

Niçin Balina?

Neden bir ahtapot veyahut köpek balığı değil de balina?

Bilim insanlarının yaptığı araştırma sonuçları, sorularımızın tam da aradığımız cevapları aslında. Balina seçilmişti çünkü balinalar, kendi kendilerini karaya vurup öldüren tek canlılardır. Yani kendi kendine gelişebilen koşullarda ölen tek varlık. 

Üstelik kendisine zarar verebileceğini biliyor. Yalnızlıktan hoşnut olan, üzüntüyü derin hissedebilen bir varlık. Bakıldığında oyun kurucusunun tam da istediği nitelikte bir figür.

Oyunun konuşulup yayıldığı sitelerde ise gökyüzünde, deniz olmadan tek başına süzülen bir balina. Ne kadar da subliminal!

Öyle ki hedef aldığı yaş grubunun da ruh haline endeksli.

Yalnızlık + Melankolik = Ölüm...

Akıl almaz bir şekilde yayılan, yayıldıkça ortadan insan kaldıran bu kurgunun kitlesinin zaman geçtikçe büyümesi, intiharların artması ile dünya çalkalanmaya başlıyor.

Bu oyunu kim nasıl ve ne şekilde kurdu?

Kurucu, Philipp BUDEİKİN.

21 yaşında bir Rus vatandaşı.

21 yaşındaki insan neden ve nasıl böyle bir işe hangi amaçla kalkışır diyorsunuz.

Çünkü RUH HASTASI.

Suç itirafında vermiş olduğu ifadelere bakacak olursanız, kendisinin oksijen alıyor olması bile size işkence gibi gelebilirdi.

 2015 yılında mahkemeye çıkarılıp konuşturulduğunda;

“Toplumsa temizlik yapıyorum, fena mı? Benim için yalnızca biyolojik atıktan ibaretler ve sayılarının azalması gerekiyor” açıklamasını yapması gerçekten kan dondurucu.

Oyun nasıl oynanıyor bir de buna bakalım;

Oyuna nasıl katıldığınıza dair fikriniz olmadan, kendinizi oyunda buluyorsunuz. Sosyal medya üzerinden ya mail olarak ya da whatsapp üzerinden gönderilen link ile oyuna başlıyorsunuz. Toplamda 50 talimat içeren oyunun ilk talimatı, “Gece Saat 02.00’dan sonra karanlıkta korkularınla yüzleş.”

Aşamalarında şiddet olan oyundan çıkmak hiç kolay değil, kurtuluş bir o kadar mucize gibi. Çünkü bütün kişisel verileriniz kopyalanıyor ve bunlarla tehdit ediliyorsunuz. Tıpkı oyundan çıkmak ve son aşamada bırakmak isteyen 17 yaşındaki Hindistanlı kız çocuğu gibi. Çünkü annesinin yaşaması, oyunda kalıp son aşamayı tamamlamasıyla bağlantılıydı. Tamamlamazsa annesi ölecekti.

Son talimat “ Koluna kesici bir aletle balina resmi çiz ve yüksek bir tepeden atla.”

Ama o akıllı davranıp durumu polise bildirdi ve kurtuldu.

Ya kurtulamayan diğer gençler?

Ya Hatay’da kendisini yüksekten atmak üzere iken bulunan kız çocuğu.

Sorgulamadan geçmem mümkün değil.

Bir düşünün kim suçlu? Oyunun kurucusu olan Philipp mi? Bir çocuğu sahiplenmeden, ne hissettiğini bilmeden, aynı hisleri paylaşmadan,  ona kendini yalnız ve depresyonda hissettiren ebeveynler mi? Yoksa böyle bir oyunun çıkıp katliam yapmasına göz yuman dünya mı? Taktiri siz okuyucularıma bırakıyorum.

Bu yazı toplam 3195 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62