• BIST 95.852
  • Altın 190,976
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 30 °C
  • Bursa 27 °C
  • Antalya 29 °C
  • Konya 26 °C

Kadın Siyasette Yerini Almalı

F. Arzu YALÇIN

1857 yılında daha iyi çalışma koşulları sağlamak için grev yapan 40.000 kadın işçiden 129 kadının polisin müdahalesi sonucu yanarak hayatını kaybetmesi üzerine, Danimarka’nın Kopenhag kentinde düzenlenen 2’ci Enternasyonale bağlı kadınlar konferansında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Alman Sosyal Demokrat önderlerinden Clara Zetkin önerisi ile 1857 yılında 8 Mart'ta ölen kadınlar anısına (International Women's Day) Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ı "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul ederek uluslararası boyut kazandırılmıştır.

kadin_siyaset.jpg8 Mart Dünya Kadınlar Günü insan hakları temelinde kadınların siyasal, sosyal ve  toplumsal hayatın içinde var olma bilincinin geliştirilmesine  katkı sağlandığı ve kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olduğunu niteleyen özel bir gündür. Bu günlerde kadınların sorunları,  sosyal ve siyasal hakları her zamankinden daha fazla ele alınmaktadır. Ülkemizde kadın hakları alanında Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan liderliğinde AK Parti Hükümetlerinin kadının yasal hakları, çalışma hayatı, siyasi yaşamda görev alması ve topluma kazandırılmasında önemli çalışmalar yapmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. “AK Parti Hükümetinin Kadına Kazandırdıkları” isimli makalemde, Anayasal ve Medeni Kanunda yaptığı  önemli kazanımları daha önce anlatmıştım.  Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımıza kadına verdiği değerden dolayı teşekkür ediyorum. Fakat kadınlarımız kazandıkları haklara rağmen, çalışma yaşamında sayılarının artması karşın, siyasi yaşamda aynı oranda karşılık bulamamıştır. Buna rağmen en fazla kadın Milletvekili AK Parti Hükümetleri döneminde seçilmiştir.

Geçmişten bu güne bir bakarsak, Cumhuriyet tarihinde ilk defa kadınlara 5 Aralık 1934 günü 1924 Anayasasının 10 ve 11. maddelerinde yapılan değişiklikler ile kadınlara seçme ve seçilebilme hakkı verilmiştir. Seçme ve seçilme hakkına sahip olması ile başlayan siyasi hak kazanımı, kadının siyasete katılması demokrasi ve eşitliğin sağlanması yolunda atılmış önemli bir adımdır. Cumhuriyet tarihinde ilk 1935 yılında Türk kadını oy kullanmış ve 18 kadın milletvekili meclise girmiştir. İsviçre ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde dahi kadınlar Türk kadınından sonra seçme ve seçilme hakkını elde etmişlerdir. Fransa'da kadınlar 1944 yılında, Yunanistan’da 1952, İsviçre’de 1974 yılında seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır.

Ülkemizde ise kadınların siyasete katılma hakkını bir çok ülkeden önce elde etmesine karşın siyasette yeterli katılım oranına sahip olmadığı görülmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın milletvekili sayısı ve oranlarına baktığımızda; 1935 yılında 18 milletvekili ile  %4,5 iken, 81 yıl sonra 81 milletvekili bu oran %14,7'ye yükselmiştir.2018 yılında mecliste 2 tane kadın Bakan bulunmaktadır. Meclisteki kadın sayısı yeterli değildir. Yerel seçimlerde de kadınlar öne çıkamamıştır. Ülkemizde 2009 yılı yerel seçimlerinde kadın belediye başkanı oranı %0,9 iken 2014 yılı yerel seçimlerinde bu oran %2,9 oldu. Kadın muhtar oranı 2009 yılı yerel seçimlerinde %2,3 iken 2014 yılı yerel seçimlerinde bu oran %2 olmuştur. Nüfusumuzun yarısı, %49,8’ini ise kadınlar oluşturmaktadır. Yaşamın her alanında var olan kadınlar, hükümetimizin de yapmış olduğu eğitim seferberliklerinin de etkisiyle her geçen gün eğitim düzeyi yükselmektedir. Toplam Yüksekokul ve Fakülte mezunu olan kadınların toplam nüfusa oranı %13,1’dir. (Bu oran erkeklerde yüzde 17.9) Kadınlarımızın eğitim düzeyi yükseldikçe çalışan nüfus içindeki oranı artmaktadır. Kadınların toplam istihdamdaki payı % 35’dir. Eğitim düzeyinin yükselmesi ve üretimin içinde bulunması kadınlarımızın siyasette temsil oranının yükselmesini gerekli kılmaktadır.

dunya-kadinlar-gunu.jpg

Kadınların siyasette daha fazla yer alması durumunda, daha çok kadınların ilgi ve sorumluluk alanı olarak görülen aile içi şiddet, çocuk tacizi, eğitim, kadına yönelik Mobing gibi konuların gündeme taşınmasında aktif rol alacaktır. Kadınların siyasete girmesi desteklenirse kadınlarda erkekler kadar her alanda başarılı olacaktır. Kadınlar sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda   varolma mücadelesinde yeterli seviyeye gelmediği sürece, demokrasi  mücadelesi başarıya ulaşamaz. Demokrasiden söz etmek istiyorsak öncelikle cinsiyet ayrımcılığı yapılmaması, kadının sadece hukuksal alanda değil, gerçek yaşamda, eşit haklara sahip olması ve  demokratik haklarını kullanabilmesinin önü açılmalı ve destek  olunmalıdır.

Bizler cenneti kadının ayakları altına seren yüce bir dinin mensuplarıyız. Gönül coğrafyamız, da savaşların gölgesi altında, şiddete, tecavüze uğrayan, öldürülen, evlerinden yurtlarından sürülen, şehit acısıyla  gözyaşı döken kadınların acısının dindiği, cinsiyet ayrımının giderildiği kadının, siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda özgürleşmesini  temenni ediyor, kadına hakkettiği değerin verileceği nice 8 Mart’lar diliyorum.

Bu yazı toplam 1657 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62