• BIST 108.011
  • Altın 273,354
  • Dolar 5,7924
  • Euro 6,4184
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 13 °C
  • Bursa 5 °C
  • Antalya 10 °C
  • Konya 0 °C

İfade Yetersizliği

Büşra BAKIRCI busrabkrc612895@gmail.com

Neden kendimi ifade edemiyorum? Sorusuna kapıldınız mı hiç? Ya da neden anlatmak istediklerimi doğru aktaramıyorum cümlesine? Bir insan hangi noktalarda kendisini ifade etmekte yetersiz kalır? Hangi durumlarda dili kendisini anlatmaya dönmez?

“Anlattıklarımı anlamıyorsun, aslında bunu demek istememiştim, acaba bunu söylersem yanlış mı olur?” cümleleri hayatı boyunca omuzunda yüktür bazı kişilerin. Kimileri ezelden kendini ifade edemeyen biri olarak tanımlar, kimileri ‘nedendir bilmem sonradan böyle oldu’ diye hayıflanır. Ama kimse işin özünde “Susturulma, fikrin hor görülmesi” olduğunu bilmez. Nasıl olabilir ki bir hor görme susturulma benim ifade kabiliyetimi etkileyebilir diyebilirsiniz. Olaya şu açıdan yaklaşalım;

Her şeyin ailede başlayıp ailede bittiği hayatımızda yaşantımız ve yaşadıklarımız kimliğimizi belirler. İyi ya da kötü,  bizi biz yapar. Şahıs haline getirir. Şahsım adıma konuşacak olursam, bir bireyin kendini ifade edemediği noktada dönüp aile hayatına bakarım. Neden?

İlk eğitimin ve öğretimin ailede başladığını herkes alenen bilmekte doğru mu? (Doğru dediğinizi kabul ederek devam ediyorum.)

ifade_yetersizligi.jpgYaş aralığı ne olursa olsun, cinsiyeti kız-erkek fark etmeksizin aile ortamında tartışmaya açık konuların istişaresinde çocuklarınıza “Sus, sen bilmezsin. Çocuksun daha” cümlesi ile çocuğunuzun fikir dünyasını başına yıkmaktasınız. Yahu çocuktur, doğru. Belki bir çocuktan akıl da almayacaksınız hadi bunu da doğru kabul edelim. Ama kendini ifade etmesini, iyi - kötü mantıklı-mantıksız fikrini sunmasını neden engelliyorsunuz? Bırakın fikrini söylesin, onun da bir şeyler yapabileceğini, yavaş yavaş büyüdüğünü, önemsendiğini hissetsin. Sen anlamazsın, sus konuşma; bilmezsin diyerek silik ve kendini bilmeyen insanlar yetiştiriyoruz haberimiz yok. Olsa da hatamızı kabul etmiyor, kendimize toz kondurmuyoruz. Bugün bir birey kendini ifade edemiyorsa, altında birçok sebep aramakta özgürsünüz. Küçük yaşta toplum tarafından dışlandığını düşünen çocuk, hiç bir zaman fikrinin önemli olmadığını düşünen bir birey olarak kalacak. Hayatı boyunca, iş olsun eğitim olsun, kendisini bir adım geriye çekerek önce insanların ne dediklerini düşünüp onlar üzerinde kafa yoracak. Çok basit mevzularda bile kendisini geri çekmekten çekinmeyecek. Bugün canı patates köfte yemek istiyorsa; “yemek istiyorum, çünkü” diye gerekçesi ile istediğini destekleyemeyecek. Detayı bu kadar hassasiyet içerirken, baktığınız zaman dışardan, hiç de bu boyutları görünmüyor öyle değil mi? İyi de nerden nereye geldi mevzu diyorsunuz belki, mevzu aslında tam da bu noktada sızdırma yapıyor bireyin hayatına. Düşünce özgürlüğü, fikir beyan özgürlüğü kısıtlı bir bireyin, zamanla daha çok içine kapandığını göreceksiniz. Gördüğünüz bu davranış farklılıkları sizin onunla etkili bir iletişim oluşturamayacağınız kanısına varmanızı sağlayacak. İyi madem, ne yapmalı kendimizi ifade edebilmek için diyorsanız;

— İlk önce çok okuyun. Dergi, kitap, gazete, vs ne bulursanız okuyun. Farklı fikirleri, düşünce yapılarını zihniyetiniz yelpazesine alsın.

— İçinizde ne varsa, düşünce olsun alternatif fikir olsun; mutlaka önce siz duyun, sonrasında kendinizi duyurun.

— Önce ifadenizden kendiniz emin olun, tatmin olun. Sizin emin olmadığınız hiç bir fikir, karşınızdaki insanı etkilemez.

— Mutlaka konuşarak ifade edin duygularınızı. Kızgın iseniz öfkenizi, mutlu iseniz sevincinizi paylaşın. Öyle ki öfkeli iken yaptığınız surattan, mutlu iken içinize atmanızdan kimsenin haberi olmayacağı gibi duygulara vurulan ifadeler konuşma olmadan insanlarda etki sağlamayacaktır. Her ne olursa olsun, dinleyin. İnsanların iyi-kötü, fikirleri olabilir onları da dinleyin. Dinlerseniz; doğru ya da yanlış kendinizi ifade etmeniz kolaylaşacaktır.

ayna-001.jpgSon küçük bir not:

“Sabah uyandığınızda yüzünüzü yıkadıktan sonra veyahut hazırlanırken; aynada kendiniz ile konuşun. Kendinize “Günaydın” deyin. Bugün nasıl bir gün olacağı hakkında kendinizle konuşup yorumlar yapın. Hatta kendinize espri bile yapın. Hazırlanma bittikten sonra aynadaki size teşekkür edin sizi dinlediği için...”

Öyle ki ayna karşısında konuşmak en etkili iletişim kollarından biridir...

Bu yüzden ifadeye ilk önce kendinizden başlayın...

Kendinizi, aynadaki size ifade edin...

Eminim ki işinize yarayacak.

Bu yazı toplam 1715 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62