• BIST 96.179
  • Altın 240,607
  • Dolar 5,8687
  • Euro 6,5704
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Bursa 21 °C
  • Antalya 20 °C
  • Konya 18 °C

Eyvah Hayalim Kırıldı

Zülal Günal

Merhaba… Umarım herkes olumlu umutlar ile dolu ve gülümsemekten hala vazgeçmemiş bir haldedir her şeye rağmen!

Bugün sizlere belki de ilk kez olumlu bir şey yazmak istemiyorum! Neden mi? Biraz olumsuzlukları yaşamak ve hatta yaşananları fizik ve beyin formatından çıkartarak ruh seviyesinde irdelemek iyi gelir diye düşünüyorum… ‘Nerden çıktı şimdi bu duygular?’ diye düşünecek olursanız cevabı çok basit sadece bir kırılma noktası kadar yakın bir sebep size onun adı da ‘HAYAL KIRIKLIĞI’…. Yani genç yaşlı kimsenin yabancı olmadığı bir duygu ve hatta sık sık yaşanan yaşattırılan! Ne de çok şey kırmışızdır yaşantımız boyunca bardak çanak gibi… Peki insan kırıklığı konusunda kim önde gider acaba? Kimler var aramızda bir sürü hayalleri olan ve hala kavuşamamış ve peşini bırakmış! Kimisi kırıldığı için kimisi sabrı kalmadığı için kimisi vazgeçtiği için…

Okuduğunuz üzere hep olumsuz duygular nedeni ile olur vazgeçişlerimiz… Bu nedenle bugün olumlu bir şey yazmak istemiyorum! Biraz da nedenleri düşünmeye davetiye çıkartmak gerek sorunları çözümlemek için…

hayal.jpgHiç düşündünüz mü?

Bir hayaliniz olmadığında veya umursadıklarınız sizin beklentilerinizi karşılamadığında neden onlardan vazgeçmeyi tercih ederiz? Onları önemsemeyi rafa kaldırırız hatta gömeriz… Bu aksiyonu kimler alır? Ne vakit aktifleştirilir? Diye düşünecek olursanız hemen belirtmem gerekir ki olumlu bir şeyler söyleyemeyeceğim çünkü ne yazık ki kişisel gelişim ve davranış eğitimleri teorileri kapsamında konuyu değerlendirdiğimde hayal kırıklığı duygusunun kök nedeninin kişiye içinde bulunduğu durumun endişe ve kaygı uyandırıcı bir özellikte algılandığı ve bu algı sonucu olarak ‘düşük öz saygı’ seviyesinde aşılandığını belirtmeliyim. Oysa güzel bir şeyler okumak istiyorsanız hedefimizde kişi olarak hep ‘yüksek öz saygı’ formatında olmamız gerekir ki olumluluk otobanından yan yolara sapmayalım…

‘Düşük öz saygı’ durumundaysak endişeli ve kaygı dolu olup; korkularımızın esaretinde olay ve kişilerden kaçınan oluruz.

‘Yüksek öz saygılı’ kişiler ise güven dolu hiçbir koşulda kırılmayan ve hayallerinden uzaklaşmayarak başarıyı hep yakalayan insanlardır…

Peki bu tür insanlar hiç mi kırılmaz? Diye düşünecek olursanız hemen belirtmeliyim ki tabi ki kırılırlar ve onlarında hayalleri vardır ancak aradaki aksiyon farkı şudur ki onların kapısı hep yeşilliğe açıktır.

Arzu ederseniz bu konuyu bir de Bilim Adamları Bartholomew ve Horowitz’in kuramları ile açıklamaya çalışayım: Bu iki bilim adamı Bilim Adamı Bowlby’nin kuramına göre, benliğe ve başkalarına ait zihinsel modellerin olumlu ve olumsuz olma durumlarının çaprazlanmasından oluşan, dörtlü yetişkin bağlanma stilleri geliştirmişlerdir. En basit anlatımla, Benlik Modeli kendini algılamayı temsil eder ve güvenli ve kayıtsız olma durumunu olumlu, saplantılı ve korkulu olma durumunu olumsuz tanımlarlar. Başkaları Modeli altında inceledikleri diğerlerini algılama konumunda ise güvenli ve saplantılı olma durumunu olumlu, kayıtsız ve korkulu olma durumunu ise olumsuz olarak tanımlamaktadırlar.

Bu son kısımdaki teorilerde kaybolmaya çok da gerek yok aslında… Önemli olan şu ki insan oğlu kendisi ve sevdikleri için hep olumlu şeyler yaşamak konuşmak ve duymak ister… Doğası gereği hep olumlulara yönelmek üzere yaratılmıştır ve yaşadıkça bozulmaya meyil eder… Kırık olma durumu zaten yapısı gereği olumsuzluk içerik ve hayal kurma aksiyonu olumlu olanlara odaklanmakla alakalı bir umut ışığıdır… İnsan olumsuz durumlardan kaçma mehilinde olduğundan yoğun olarak tüm olumsuzları yaşayarak tecrübe kazanmaktan kaçındığı için endişeye girmek ve o endişeyi yaşayarak öğrenmek istemez. Bu nedenle hayal kırıklığı korkutucudur ve bazen o kadar ki hiç hayal kurmamak tercih edilir çünkü hayal elle tutulan gözle görülen bir ışık değildir ruh içinde yakılan ateşle bağlantısı vardır. Ruhun içindeki ateşin ne kadar güvenli olacağı o kişinin yapısı ve karakter özellikleri ile ilintili olup ateşle mücadelesinde ne kadar güçlü olduğuna göre durumun eğitilmesi de kendisine bağlıdır. İçte yakılan ateşe duyarlılık, etki veya tepki göstermek yine o ateşin ruh dışına çıkma gücü kırılmaya neden olabilecek bir yansıma ivmesi kazanabilir. Güvenli bir hayal kurmak istiyorsak öncelikle hayali kurmak ve kırılma olasılığını yabancı madde olarak algılamadan onu karşılamaya hazır olmak gerekir. Bu noktada önemli olan kırılma anında nasıl bir aksiyon alınacağının tanımını ruha yapmak önemlidir. Bu aksiyonun kaçınma olasılığı gibi bir olumsuz tercih değil profesyonel bir davranış tarzı içerisinde problem çözme ve etki yaratma olgusunda olması ana prensip olmalıdır. Önemli olan bir diğer hususta dikkatinizi kırılma olmamasına çevirmeniz gereğidir. Siz hayalinizi kurup boşluğa ve geleceğe atarsanız çıra gibi yanmanız kaçınılmaz olacaktır. Sizin yapmanız gereken olası kırıklıkları planlamak ve o kırıklıkların oluşma noktasında A, B, C, D planlarınız ile kırıklığın çözülme noktasını elde edeceğiniz yolları belirlemektir. Sizin hayallerinizin kapısını kapatıp yeni bir hayale yelken açmanız bir daha kırıklık yaşamayacağınız manasına gelemez… Bu durum sizi ancak dinlemeye aldırır ama sorun çözülmez çünkü asıl olan içten gelen sıkıntıyı kökten tedavi etme gereği yani kırıklık ve kırgınlıkları olgunlukla karşılayarak yönetmeyi öğrenme zorunluluğu ile başa çıkabilmektir. Bir yeni denize yelken açmanız sizi ve başınıza gelecek olumsuzlukları uzaklaştırmaktan çok kırıklıklarınızın portföyünü arttıracaktır. Hiç kırılmamanız ve kırıklıkları ile baş etmeyi öğrenebileceğiniz yönetebileceğiniz hayaller kurarak ve bu hayallerin hayaletinden korkmayarak güçlü kuvvetli olacağınız bir yığın güzel hayaliniz olması dileği ile bir sonraki yazıma kadar Allaha Emanet Olunuz.

Bu yazı toplam 1058 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62