• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Bursa 12 °C
  • Antalya 13 °C
  • Konya 8 °C

Edebiyat Anılarda Yaşar

Yusuf Alpaslan

Anılar, bizi eski zamanlara götüren numunelerdir. Bunun yanında tarihe, toplumsal yaşama ve birçok şeye belgedir de, önemleri ve etkileri yadsınamaz. Okuduğumuz anılar bir de kendini ispatlamış yetkin bir edebiyatçıya aitse tadından yenmez. Okunması da, bir inceleme kitabından daha rahat ve kafada kalması hasebiyle ilgi çeker. Ben de bugün bazı anılarda yolculuğa çıkacağım kitaplar peşinde.

9789750824548.pngDaha önceki bir yazımda Memet Fuat’tan uzun uzun bahsetmiştim, anı okumak da benim için onun Gölgede Kalan Yıllar’ında özdeşleşmiştir. Fuat, bu kitabında çocukluk ve ilk gençlik anılarına ağırlık verir. Paşa torunu olunca evlerine giren, çıkan eksik olmaz. Gelenlerin çoğu da devrin aydın simalarıdır, onlardan pek çoğuyla tanışma fırsatını erken yaşlarda yakalayan Memet Fuat, okuduğu ilk kitaplardan, etkilendiği ilk yazarlara renkli, dolu dolu bir ilk gençlik sunar bizlere. Çok iyi bildiği yayıncılık, dergi işlerinden de bahsetse ne güzel olurdu demiştim. Gölgede Kalan Yıllar’dan yıllar sonra ölümüne yakın yayınlanan Yazarlığın Eteklerinde’yi bir solukta okumuştum, tadı damağımda kalmıştı, Gölgede Kalan Yıllar’ın onda biri uzunluğundaydı ne de olsa. Halbuki günümüz yazar ve şairlerinin pek çoğunu edebiyatımıza kazandıran bu büyük eleştirmenimizin bu konuda söyleyecek daha çok sözü olduğundan emindim, keşke bunları daha uzun yazsaydı, ömrü vefa etseydi de, hep hayıflandığım bir konudur bu. Son sayfasını ölmeden önceki gece kaleme aldığı iki ciltlik Ölünceye Kadar’da edebiyat dışındaki özel yaşamı da gözler önündeydi, Enis Batur’a sitemlerini nasıl unutabilirim?

Halit Fahri Ozansoy’un Edebiyatçılar Çevremde’si de öncelikle isminden dolayı dikkatimi cezp etmişti. Pek çoğunun ismini okul sıralarında duyduğumuz pek çok kıymetli imzanın yaşamına misafir etmişti beni.

Daha mürekkebi kurumamış, taptaze Edebiyat Anılarda Yaşar adlı anı kitabı götürdü beni anılar alemine. Refik Durbaş gibi ince bir şairin akıcı kaleminden mürekkep Edebiyat Anılarda Yaşar da başta Nazım Hikmet, Orhan Kemal’e kapı açan bu kitapta o zamanlardaki kültür ortamımızın ne denli hareketli ve bereketli olduğunu tüm satırlarda, ruhumun en ince noktalarında hissettim, yer yer üzüldüm, yer yer gülümsedim, coştum. Durbaş, keşke sadece Cumhuriyet ve BirGün yıllarından değil de Sabah yıllarından da bahsetseydi ne güzel olurdu.

Bir başka güzel insan, yakın zamanda kaybettiğimiz Ülkü Tamer’in Yaşamak Hatırlamaktır ise Gaziantep’in geçmişinde ne canlı kültürel geçmişe sahip olduğunu seriyor gözlerimizin önüne. Gaziantep’e sinemanın gelmesiyle yaşayan tatlı heyecanları, günümüz şartlarını düşündüğümüzde gülerek okuyoruz: Her şeyin az ve öz bulunduğu, kadrinin kıymetinin bilindiği o güzel günler, o güzel insanlar, adeta iyi insanlar iyi atlara binip gittiler şairin deyimiyle.

Bir Dinozorun Anıları, Salah Birsel’in o güzelim anıları, Aziz Nesin’in Bir Sürgünün Anıları, Erdal Öz’ün Gülünün Solduğu Akşam, Mahmut Makal’ın Bizim Köy, Orhan Veli’nin Yalnız Seni Arıyorum ve diğerleri okunmadan ülkemizin içinden geçtiği yıllar, buhranlar, umutlar umutsuzluklar, sevinçler kederler tam olarak bilinebilir mi?

Bu yazı toplam 12623 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62