• BIST 93.287
  • Altın 213,367
  • Dolar 5,4738
  • Euro 6,1921
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 14 °C
  • Bursa 11 °C
  • Antalya 17 °C
  • Konya 3 °C

Depresyon

Büşra BAKIRCI busrabkrc612895@gmail.com

Bakıyorum da haberler yine cıvıl cıvıl…

Gündemin çarpıcı manşetlerinde, kırmızı arka planlı “Herkes Depresyonda” yazısı. Depresyon, açık adres bildirip herkesi davet ediyor olacak ki insanların iki lafından biri bu olmuş. Depresyondan konum gönderebilen var mı? “Depresyondayım” derken neyi kastediyoruz? Depresyon bir avm'nin açılış kapısındaki kuyruk gibi ve siz oradan girmeyi mi bekliyorsunuz? Böylesine bir sorunu nasıl ve ne şekil benimsemişiz?

Dep-res-yon…

Dediğimiz semptom; boş ruh hissini, ümitsizliği, karamsarlığı, üzüntü ve kaygıyı içinde barındıran ruhsal olarak benimsenen psikolojik bir sorundur. En az iki hafta en çok aylar ve yıllar sürebilen duygu heyelanıdır.

Duygusal zekanın farklı çalışma göstermesi (anormal davranışlar) sonucu;  birey karamsarlığa, hatta ve hatta kendine zarar verme gibi kötü düşünceler kervanına katılarak çöküntü temelini oluşturur.

Pekala,  bir çöküntü oluşuyor madem o halde bunun nedenleri nelerdir?

Biliyoruz ki beyin muazzam bir bellektir. Öyle ki dengelerin bozulması durumunda farklı sendrom ve semptomlara kapı aralar, kendini bu duruma teslim eder. Depresyon oluşumu da  tıpkı bu şekilde gelişir. Beyindeki kimyasal dengenin bozulması ve dengenin sağlanamadığı evrede “depresyon” izlenimleri görülür. Beyinde bulunan “seratonin”  ve “noradrenalin” denilen kimyasal maddelerin,  sinir hücreleri arasındaki “sinaps” adı verilen boşluktaki miktarın azalması ile  depresif bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Bu azalma kendiliğinden geliştiği gibi, araştırma sonucu bireyin zorlu yaşamına da bağlı kılınmıştır.

Depresyonun bir oluşum tabanı olarak da bireyin geçmişte yaşayıp, bilinçaltında yer verdiği; travmalar, üzüntüler, zorlanmalar, tekrar eden yaşam sorunları, gereksiz stresleri sebepler arasında gösterilir. Depresyon bireyi, durduk yerde depresyona girmez. “Canım çok sıkıldı, bir depresyona gireyim” hiç demez. Bu durumun oluşumundaki en büyük etkenlerden birisi de ailesinde depresyonlu bir bireyin bulunmasıdır. Yani demek oluyor ki, kalıtsallık bu semptomda can alıcı nokta.

Genden gene aktarım olması da bir hayli garip. Genler arası bu aktarım cinsiyete göre değişim gösteriyor olabilir mi?

Kadınlar mı daha depresif yoksa erkekler mi?

Birçok araştırma ve bulgulara göre, kadınlar erkeklere nazaran daha çok depresif riski taşır.

Neden aslında tam olarak bilinmese de, hormonal olması ileri sürülmektedir. Mantıken en büyük etken zannımca, kadınların sonuç odaklı değil de sebep-sonuç odaklı olmalarından, detayları kaçırmamalarından kaynaklanmaktadır.

1-006.jpg

Neye göre bir bireye “Sen depresyondasın” diyebiliriz?

Depresyon vücudun her zerresi ile alakalı olduğu kadar, içsellikle (hormonal bozukluk) de alakalıdır.

Özellikle hipotiroidi (tiroit bezinin yavaş çalışması) en önemli sorunlardan bir tanesidir. Zamanla tedavi olan tiroit bezi normal çalışmaya başlayan vakalarda depresyon hali de düzelir.

Öyleyse depresyonun da kendine göre çeşitleri, bu çeşitlere göre yansıyan ruh halleri oldukça fazla görünüyor.

Klinik Depresyon (Majör Depresif Bozukluk)

Majör depresif bozukluk depresif türleri içinden en şiddetli olanıdır.

Birey; günlük hayatta her bir saniyede farklılık gösterir, birçok bunalımlı düşünce eğiliminde bulunur. Kendisini değersiz, gereksiz ve fazlalık olarak görmeye başlar. Bu ruh hali bireyi madde bağımlılığına yönlendirir. Beynini ve düşüncelerini susturacağına inanan birey, kısa sürede madde  bağımlısı olur.

Atipik Özellikli Majör Depresif Bozukluk

Bireyin, duygu halleri dış uyarıcılara göre şiddetli bir şekilde değişiklik gösterir. İyi haberde aşırı sevinç, kötü haberde aşırı üzüntü belirtileri göstererek kendisini kitler. Birey atipik majör depresifte aşırı kilo alır, iştahı aşırı gelişir, birçok hasta da doyma hissi yoktur. Uyku halinden çıkamaz, bulunduğu yerde ayaküstü uyuyakalma görülür. Kol ve bacak eklem hareketleri kısıtlanır, ağırlık hissi tüm vücuda yayılarak etkileşim gösterir. Diğer bireyler tarafından hem cins olsun karşı cins olsun duygusal veyahut arkadaş olarak reddedilme hissine duyarlılık artar. Beyin kendini bazen “off” moduna alır.

Doğum Sonrası Majör Depresif Bozukluk

Annelik iç güdüleri artan birey, olumlu-olumsuz,  iyi-kötü her şeyden kendine bir pay çıkarır. Sürekli ağlamaklı hallere bürünen anne, umutsuzluğu enlerde yaşar. Doğum sonrası bu depresif ruh hali bedeni terk eder.

İşin bilimsel kısmında bile bu kadar neden yatarken, sizin bilinçaltınızda yatan nedenleri nasıl uyandırıp çözeceğiz?

Yeni neslin söylemekten dahi çekinmeyip hoşnut olduğu “Depresyondayım” kelimesi bu kadar olumlu hale nasıl gelebiliyor? Hastasınız ve bu ciddi bir sorun, fakat siz bundan hoşnutsunuz. Sanki ahım şahım bir şeymiş gibi bunu kabullenip dillendirebiliyorsunuz.

Şu yaklaşımlarla bile bireyin depresif olduğunu davranışlarından anlamak güç olmasa gerek.

Elbette herkesin toprağı bir değil, kaldı ki ruh halleri ve davranışları bir olsun. İnsanlar bozuk ruh hallerini ballandıra ballandıra anlatır hale geldi. Her şeyi abartmayı seviyoruz ya hani toplumca. Tuh hallerimizi de buna dahil eder olduk.

Sağlıklı birey bile, depresif bir insan ile iki kelam ettiğinde kendini sorgulamaya başlar. Öyle ki depresif bireyin, karşısındaki insanı etkileme olasılığı çok yüksektir. Bilinçaltı öyle bir girdaptır ki; kimin oraya ne şekil nasıl ve ne amaçla girdiğini anlamazsınız bile...

Ölçün, tartın, sorgulayın. En ufak problemlerde araştırmalara girişin.

Kendinizi test edin!

Şayet; üzgün ve boş hissediyorsanız,

İlginiz azalıyorsa ve hiç bir şeyden zevk almıyorsanız,

Anlamsızca kilo alıp; kilo kaybediyorsanız,

Aşırı uyuyor ya da çok uykusuzluk çekiyorsanız,

Kendinizi değersiz hissedip birçok noktada suçluyorsanız,

Konsantrasyon zorluğu çekip, algınız eksiliyorsa

Ölümü çok isteyip, intihar düşünceleriniz artıyorsa;

Geçmiş olsun!

Depresyondasınız…

Bu yazı toplam 2544 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62