• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Bursa 23 °C
  • Antalya 28 °C
  • Konya 21 °C

Bağımlılık Bir Savaştır

Zülal Günal

Merhaba… Yeni bir ay yeni umutlar ve yağmurlu günler ile yaşamaya hazırlık…

Güneşe denize ışıltılı günlere bir müddet belki veda ediyoruz; belki de bağımlılığımızı törpülüyoruz!

Bugün sizlere bağımlılıklarımızdan bahsetmek istiyorum;

Kimimiz sigaraya, kimimiz arabaya, kimimiz ailemize, kimimiz arkadaşlarımıza, kimimiz ise içkiye veya bambaşka bir olguya bağımlıyız!

Bağımlılık duygusunun teorik açıklamalarını incelediğinizde onu bir savunma davranışı olarak tanımlamak mümkün. Yani bir kişinin bir insana veya dünyevi bir hususa bağımlılık amacı aslen kendisini gerçekleştirmek, bireysel başarısızlığını ört bas etmek için sığınacak bir köşe aramasından başka bir şey değil! Başka deyişle, bireysel veya kişiliği ile ilgili huzursuzluğu kaygıyı azaltmak isteyen insanları koloni olarak yaşarken görür onların karşısında tek başına ayakta mücadele ruhu ile kaplanmış fanusunda yaşayan bir insana rastlarsanız sakın onu sosyal olmamakla veya dışlanmışlıkla suçlamayınız. Zira kendini gerçekleştiremeyen bir kişi bağımsız olmaya isteksizdir.

Bu noktada belki de bağımlılığın ne demek olduğunun tam noktasına kadar inmekte fayda var. Psikiyatrik açıdan irdelersek, başka birisine ya da başka bir maddeye bağlı olmak anlamında literatürde yerini alıyor. Destek olmadan güçlü olunamama durumu da diyebiliriz. Bu bağlamda şimdi arkanıza yaslanın ve bir düşünün. Siz bağımlı mısınız? Bağımlı olacak kadar zayıf mısınız? Sakın ‘ben bağımlı değilim’ demeyiniz çünkü 360 derece düşündüğünüzde siz de tıpkı Gestat İlkeleri’ndeki gibi size benzeyen biri veya grup yanında kendinizi daha rahat hissedip ifade edebildiğiniz için mutlu olduğunuzu anımsayacaksınız. Özellikle üniversite öğrencilerinin grupsal olarak birbirine aşırı kenetlenmeleri beni çok endişelendiriyor. Takım çalışmalarında gruplaşmayı kendilerine bırakırsanız amenna ama bir eğitmen olarak siz grup kurarsanız herkesin yüzünün düştüğünü ve kimsenin verilen çalışmayı yapmak istemediğini gözlemlersiniz. Kankası derse gelmediğinde sus pus olan bir öğrencinin kendini destekleyenler ile aynı sırada yan yana oturma şansına eriştiği günlerde tüm dünyayı keşfedecek bir güvene bürünmesine sevinmeli miyiz?  Yoksa üzülmeli miyiz? Sizleri düşünmeye davet ediyorum… Peki o vakit bağımlılık duygusunun hiç mi yararı yok diyeceğinizi duyar gibiyim… Bazı bilim adamları bağımlılık duygusunu güven ağacına dayandırmışlar ve bir kişinin işlerini başkasına yaptırtması için ona güvenmesi şeklinde tanımlamışlar. Bence buna bağımlılık demek zor çünkü bu açıklamanın bana göre anlamı bir çeşit stratejik yönetim kutusunda gizlidir. Aslen bağımlılık bir çeşit kişilik özelliği olup bir anlamda da zafiyet manasındadır. Hatta Avrupa ülkelerinde patalojik bir durum olarak analiz edilmektedir. Bağımlı kişiler güvensiz, öz yeterliliği zayıf ve olgunlaşmamış olarak görülür ki bence de bu teşhis bana ve tecrübelerime göre doğru… Tabi bazı kişiler menfaate dayalı olarak da bağımlı olabiliyorlar ki benim bu yazımda bahsettiğim durum bu değildir… Siz hangisinden olduğunuzu merak ediyorsanız kendinize şu soruyu yöneltmelisiniz: ‘Ben kendi kimliğimi benim için önemli olan bir başka insanla birleştiriyor muyum?’  Örneğin Batı kültürlerinde insanların bireyselliği ve kendi isteklerine göre yaşaması cesaretlendirilir. Bu yüzden koloniler olarak bir öğrenci topluluğuna rastlamanız zordur ve en fazla en çok samimi olduğunuz bir arkadaşınız vardır.

1-012.jpgBen her konuda olduğu gibi nedenleri çözümlemenin ışık saçacağını düşündüğümden öncelikle sizlere düşünce, inanç, duygu ve davranışlarınızda kompleksinizin değer verdiğiniz insanlara itimat etme sebebinizin, çocukluk çağı travmalarınızla ilişkili olduğuna dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Sizlere, gençlerin anne ve babaları tarafından ihmal ediliyor ya da bizim çağımızda olduğu kadar çekirdek sevgi ve bağ ile donatılmıyor olmalarının bu boşluk duygusunu üniversite sıralarında kapatmaya çalışmaları şeklinde bir öngörüm olduğunu söylesem beni ne derecede dikkate alırsınız? Merak ediyorum! Yapılan araştırmalara göre çocukluk çağındaki travmaların etkileri özellikle üniversitelerin 1.2.3.4. sınıflarda devam eden öğrenciler arasında bir başka birey veya bireylere bağımlılık yapmaktadır.

Nihai sonuç şu ki siz kendinize ‘ben güçlüyüm, ayaklarımın üzerinde durabilirim.’ Şeklinde bir vizyon ve misyon çiziyorsanız günlük yaşantınızda hangi madde, oyun veya kişiye ne kadar bağımlı olduğunuzu gözünüzün önüne getirin ki öncelikle farkındalığınız oluşsun. Bunun akabinde sanırım buraya kadar yazdıklarımdan bağımlılık duygusunun ne akademik olarak ne de realite de ideal olmadığını anlamış olmanız ve ruhunuzun derinliklerinde bulunan çocukluk travmasının esiri olmaktan kurtulmuş olmanız gerektiğine kanaat getirmişsinizdir. Bunu yaşamasanız bile çevrenizdeki 13-15 yaş aralığındaki gençleri gözlemleyin. Son derece akıllı zeki ve muhteşem cesaretli bu yaş aralığındaki kişilere kendi başlarına kotaracağı basit bir iş buyurun yapmakta çok zorlandıklarını hayretle izleyeceksiniz! Bu nedenle bağımlılık bana göre bir zafiyet ve esir olunacak bir kör nokta değil bir savaştır. Sadece bu savaşa nasıl gireceğinizi düşünmeniz yeterli ve zaferin sizin olacağına inanmanız!

Bir sonraki yazıma kadar sizleri Allaha Emanet Ediyor ve bağımlı olmayacağınız bağımlı olduğunuzu fark edip önlem alacağınız günlerde bir sonraki yazımda buluşmayı diliyorum. Beklemek zor ve travmatik bir husus olduğundan belki de beklemeden hemen şimdi aksiyon almanız gerekecektir.

Bu yazı toplam 845 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62