• BIST 101.849
  • Altın 259,135
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 30 °C
  • Bursa 25 °C
  • Antalya 26 °C
  • Konya 24 °C

Anneme Mektup

Ecz. Hülya Özsümen TUĞYAN

anne_sevgisi-001.jpg

Ana başta taç imiş

Her derde ilaç imiş

Bir evlat pir olsa da

Anaya muhtaç imiş, dizeleriyle annenin değerini ne güzel ifade etmiş şair. Anneliğin ne olduğunu ancak anne olan anlar, çünkü en büyük emek çocuk sahibi olmak için harcanır. Yılda bir kere de olsa anneleri özellikle hatırlamak, bu sembolik gün dolayısıyla çok anlamlı. Anne demek sevgi demek, fedakârlık demek, almadan vermek demek, hiç sönmeyen umut ışığı demek, başını okşayan sımsıcak bir el demek, ana demek sımsıcak kucak demek, ana demek yar demek.

Annemi kaybedeli yaklaşık 10 yıl oldu, bir gün dahi dualarımdan eksik etmedim. Karşılıksız, beklentisiz sevmek, ancak anne olunca anlaşılabiliyor. En değerlim, en kıymetlim, en sevdiğim, can yoldaşım, yarenim, arkadaşım, canımdan can, bir tanem, güzeller güzeli meleğim, canım anneciğim, senden ayrılalı 10 yıl oldu ama hep kalbimdesin, hep rüyalarımdasın, annelerin en iyisi, hep derdin beni unutma olur mu, yumuşacık, sıcacık sevgi dolu sesinle. Ben seni hiç unutur muyum bir tanem, canımın içi, nur yüzlüm, kara gözlüm, şefkatlim, kibarım, zarifim, dert yoldaşım, pamuk annem benim. Ben seni hiç unutur muyum? Ne kadar da çok severdin beni, hiç kıyamazdın, hep saçlarımı okşar örer tarardın, üzgün olduğum zaman bütün dertlerimi sen alırdın. Gençliğimde senin kıymetini hiç bilemedim, hayata atılırken ki koşturmacalarım içinde belki de hiç farkına varamadım. Çünkü sen hep vardın, ne yapsam hiç küsmezdin, üzülsen de, hep derin derin yüzüme bakar, acaba yavrum, bugün kederlimi, canımı sıkılmış diye, endişeyle, çaresiz, gözlerimin içine bakar, hüzünle beni nasıl teselli edeceğini bilemeden. Çünkü sen yardın, amacın sadece yavrunun mutluluğu, başarılı olmasıydı, çünkü ben umuttum.

Biliyor musun canım annem, sen daha hastalanmadan bir gün yarı uyanık bir haldeyken bana seslendin, hâlbuki o gün yanımda değildin. Hülya ben öldüm. Çok korkmuştum, sonun başlangıcıydı. Çok mühim bir şikâyetin de yoktu ama seni doktora götürdüm ve korkunç gerçeği öğrendim. Kanser teşhisi konmuştu. Hasta olduğunu öğrenince bana dönüp mahzun, çaresiz, çekingen bakışlarla dedin ki, şimdi ben senin çocuğun oldum.

Biliyor musun bir tanem hep gördüğün rüyalar çıkardı, sabah kalkınca bana bu gece rüyamda ne gördüm biliyor musun sana anlatayım derdin, anne ben de ilginç bir rüya gördüm, sana anlatayım derdim. Rüyalarımızı anlatınca anlardık ki ikimizde aynı rüyayı görmüşüz.

Bir gün yine gördüğün bir rüyayı anlattın bana; dedin ki benim çok büyük bir bahçem varmış, kocaman bir elma ağacı içinde, ama o ağaç solmuş. Kalbim derinden cız etti, içim yandı, çünkü ayrılık zamanının geldiğini anlamıştım bir tanem.

Gel kızım yanıma otur elimi tut, beni yalnız bırakma derdin, ben de bir türlü işlerimi bitirip, senin yanına oturamazdım. Ölüm haberini aksam 6 da aldığım zaman kızımla hemen hastaneye koştuk, o sırada hastanenin kapısından bir araba cenazeyi koymuş gidiyordu, kızım farkına varmadı hemen koşarak yukarı çıktı, ama ben hemen anladım, o araçtaki cenaze sendin canım annem, hemen koştum, yanına bindim, ismini sordum, O benim annem dedim o benim bir tanem. Seni morga götürüyorlardı, nasıl yalnız bırakırdım canımın içini o buz gibi yerde, ben de morga girdim, çaresiz bir şekilde, ne yapacağımı bilemeden, o kadar zayıf, o kadar yaşlıydın ki, sonra hemen koştum Kuranımı aldım bir umutla, morgun bekçisinden kapıyı bir daha açmasını rica ettim. Allah’tan ben sizi tanıyorum Hülya Hanım zaten dedi. Beni kırmadı sağolsun morgun kapısını açtı, seni tekrar çıkarttım ve sevgili kuranımı göğsüne koydum. Çaresizce …seni , canım annem, Rabbime emanet ettim. Ertesi gün seni yıkamak için soydular, teneşire yatırdılar, 81 yaşında o hasta, yaşlı kadın gitmiş, 40 yaşlarında, siyah saçların ve pürüzsüz, pembe beyaz teninle bana bakıyordun. Ölen iyi halli ise cenazesi 40 yaşlarında olur teneşirde derler ya, o kadar genç ve güzeldin canım annem. İkiz eşin olan teyzem gelememişti, sen hep onu bekledin, ama o gelmeyecekti, fakat sen onun gelmeyeceğini bilmiyordun, gözlerini kapadıkça sen açıyordun, yavaşça eğildim, sessizce anne artık gözlerini kapa teyzem gelmeyecek dedim. Evet, canım annem, sen sağlığında da beni hep dinlerdin ve dinledin, bir daha açmamak üzere o simsiyah, yumuşak bakışlı gözlerini kapadın, hep derdin ya sağlığında Hülya ellerimi tut diye. Ben sağlığında tutamadığım ellerini, o anda tutmak istedim çünkü bir daha asla tutamayacaktım. Fakat o şefkatli, sımsıcak ellerin kıvrık bir şekilde donmuş vaziyetteydi ve ben canım annem parmaklarımı ellerinin içine sokmaya çalıştım, çalıştım ama artık o eller sımsıcak değildi ve ellerimi tutamıyordu.

Ve ben senin bulunduğun mezarlığa gidip, canım annem dualarımla, artık gel annem, seni çok özledim, bekletme beni diyorum halini hatırını sorup nelerle uğraşıyorsun diyorum ve sen geliyorsun mutlaka o gece ve bana anlatıyorsun o âlemde ne durumda olduğunu. Seni unuttuğumu sanıp korkma sakın, senin için yaptırdığım mezara gömülmeyi vasiyet ettim, beni hayatımın sonunda tekrar kucağına alman için.

leylak.jpg

Biliyor musun canım annem, sen leylakları çok severdin ve ben sana önünde leylak ağacı olan bir ev yapmıştım sen mutlu ol diye. Bu anneler gününde de gözyaşlarımla yazdığım mektubumla, leylaklarla geleceğim mezarının başına bir tanem. Anneler günün kutlu olsun.

Bu yazı toplam 2837 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Türkiye Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 205 33 59 - 0 332 233 81 62 Faks : +90 332 233 81 62